Dr. Trita Parsi: ABD ve İran Arasındaki Ateşkesin Anlamı

Dr. Trita Parsi, ABD ve İran arasındaki ateşkesi ve müzakerelerin temelini değerlendirdi.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İran-ABD ilişkileri üzerine yaptığı derinlemesine analizlerle tanınan Dr. Trita Parsi, kişisel blogunda ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesi ele aldı. Parsi, bu ateşkesin arka planında yatan nedenleri ve müzakerelerin temelini oluşturan 10 maddeyi değerlendirdi.

Geçtiğimiz günlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya üzerinden İran’a yönelik soykırım tehditleri savurmasıyla başlayan süreç, sadece on saat içinde İran’ın şartları doğrultusunda 14 günlük bir ateşkesin duyurulmasıyla sonuçlandı. Parsi, bu ani değişimin, iki taraf arasında önemli bir diplomatik zafer olduğunu belirtti. Müzakerelerin, İran’ın belirlediği çerçeveye dayanmasının bile Tahran için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

Parsi, “Elbette ABD, bu on maddenin tamamını kabul etmiş değil. Ancak müzakerelerin İran’ın belirlediği bu çerçeve etrafında şekillenecek olması, Tahran için önemli bir diplomatik zafer anlamına geliyor” dedi. Ayrıca, Trump’ın askeri güç kullanımı ve bunun başarısızlığı, ABD-İran diplomasisine yeni bir dinamik kazandırdığını vurguladı.

Trump, ateşkes süresince İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açık tutmayı kabul ettiğini ve müzakerelerin İran’ın 10 maddelik planı temelinde devam edeceğini belirtti. Bu 10 madde arasında, ABD’nin saldırmazlık garantisi vermesi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün sürmesi ve İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması gibi maddeler yer alıyor.

Parsi, ABD’nin bu maddelerin tamamına imza atmadığını, ancak müzakerelerin İran’ın belirlediği çerçeveye dayanmasının Tahran için önemli bir diplomatik zafer olduğunu yineledi. İran, ateşkes süresince Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü sürdürecek ve bu durum, Washington’un İran’ın burada otoritesini tanıdığı anlamına geliyor.

İran’ın bu konumu, Asyalı ve Avrupalı ortaklarıyla ekonomik bağlarını yeniden inşa etmek için bir fırsat sunuyor. Parsi, İran’ın bu stratejik konumunu, geçmişte yaptırımlardan dolayı uzaklaşan ülkelerle yeniden ticaret yapma imkanı olarak kullanacağını belirtti.

Öte yandan, İsrail ile İran arasındaki gerilim de devam ediyor. Parsi, İsrail’in saldırılarının sürmesi durumunda, iki ülke arasında doğrudan bir çatışma riskinin artabileceğini ifade etti. Tahran, İsrail ile olan çatışmanın kalıcı olarak durdurulmasının, Gazze ve Lübnan’daki savaşların sona ermesinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı.

Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin, İslamabad’da yapılacak görüşmelerle devam edebileceğini, ancak bu süreçte zemin değişikliğinin yaşandığını belirtti. Trump’ın askeri tehditlerinin inandırıcılığını kaybetmesi, ABD-İran diplomasisine yeni bir yön vermiş durumda.

Parsi, ABD’nin artık şartları dikte edebilecek bir konumda olmadığını, bu durumun gerçek bir uzlaşıya dayanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, sürecin sağlam bir temele oturtulması için diğer büyük güçlerin katılımının da önemli olabileceğini belirtti.

Ateşkesin kalıcılığı, Trump’ın İsrail’i diplomatik süreci baltalamaktan alıkoyup koyamayacağına bağlı olacak. Ancak, üst düzey İsrailli yetkililerin bu anlaşmayı büyük bir siyasi felaket olarak nitelendirmesi, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Son olarak, görüşmelerin başarısız olması ve İsrail’in yeniden saldırıya geçmesi durumunda, ABD’nin savaşa geri dönmesinin kesin olmadığını belirtti. Tahran, bu süreçte caydırıcılığını belirli bir ölçüde yeniden tesis etmiş durumda. Parsi, bu savaşın stratejik bir hata olduğunu ve İran teokrasisinin ömrünü uzattığını ifade etti.

NOT: Ara başlıklar, İslami Analiz editöryası tarafından eklenmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu