Kürt Toplumunda İtibarsızlaştırmanın Kültürel Etkileri
Kürt toplumunda ağa, şeyh ve seyda gibi figürlerin itibarsızlaştırılması, derin kültürel yaralar açıyor.
Vahdettin İnce, ağa, şeyh ve seyda gibi geleneksel toplumsal yapıların itibarsızlaştırılmasının Kürt toplumu üzerinde derin bir kültürel ve manevi kırılmaya neden olduğunu belirtiyor. İnce, çocukluğunun geçtiği dönemde bu figürlerin toplumda önemli bir yer edindiğini, Kemalist dönemin itibarsızlaştırma sürecinin henüz etkisini göstermediğini ifade ediyor. Dedesi, onu bu figürlerin temsil ettiği kültürel ve manevi değerlere tanıtmak için divan, tekke ve medrese gibi mekanlara götürüyordu. Bu deneyimler, İnce’nin zihninde bu şahsiyetlerin olumlu bir imaj oluşturmasına katkıda bulundu.
Ancak okul hayatı başladığında, ağa, şeyh ve seyda gibi unvanların toplumda nasıl yasaklandığını ve itibardan nasıl düşürüldüğünü fark etti. Bu unvanlara sahip kişilerin işledikleri iddia edilen suçlar, bu itibarsızlaştırmanın gerekçesi olarak sunuluyordu. İnce, bu propaganda dilinin son derece etkili ve ikna edici olduğunu, genç bir zihin olarak buna karşı koymanın neredeyse imkansız hale geldiğini vurguluyor. Öğretmeninin bu figürlere yönelik ağır eleştirileri, onun üzerinde derin bir etki bıraktı. Dedesi ise, bu eleştirilerin tersinin doğru olduğunu söyleyerek ona manevi bir destek sağladı.
İnce, dedesinin sözlerini bir tür koruma kalkanı olarak benimsedi ve resmi algının etkisi altında kaldığında bu sözler ona güç verdi. Ağa, şeyh ve seyda figürlerinin toplum için ne denli önemli olduğunu, onların fedakarlıklarını, cömertliklerini ve kriz anlarında toplumu nasıl desteklediklerini hatırladı. Ancak bu olumlu imaj, sürekli olarak maruz kaldığı saldırılar ve itibarsızlaştırma çabaları karşısında zayıfladı. Medya, bu figürleri karalamak için her türlü aracı kullanarak, toplumda olumsuz bir algı oluşturmayı başardı.
Özellikle Kürtler arasında etkili olan sol-sosyalist akımlar, bu resmi ideolojinin olumsuz propagandasını topluma yayarak, geleneksel dinamikleri ciddi şekilde zayıflattı. İnce, bu durumun Kürtlerin savunmasız hale gelmesine yol açtığını ve toplumsal yapının ağır yaralar aldığını ifade ediyor. Sonuç olarak, Kürtler, ağa, şeyh ve seyda gibi figürlerin yokluğunda, yaşadıkları şiddet ve yıkım süreçleriyle baş başa kaldılar.
Son yıllarda Türkiye’deki genel atmosferin değişmesi ve kadim İslami dinamiklere dönüş sinyalleri, Kürtlerin bu geleneksel yapılarla yeniden bağ kurma çabalarını artırdı. İnce, bu dönüşüm sürecinin toplumda olumlu etkiler yaratabileceğine inanıyor. Geçtiğimiz hafta Mardin’de çekim yapmak üzere bulunduğu sırada, ağa, şeyh ve seyda gibi figürleri ziyaret etme isteğini dile getirdi. Bu ziyaretler, onun için geçmişle bağ kurma ve kültürel değerleri yeniden canlandırma fırsatı sundu.




