Et ve süt ürünlerinde yeni standartlar uygulanıyor
Et ve süt ürünlerinde yeni standartlar yürürlüğe girdi. Etiket, yağ oranı, katkı maddeleri, içerik ve raf ömrüne ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.
Tarım ve Orman Bakanlığının yürürlüğe koyduğu düzenlemeler, et ve süt ürünlerinde üretimden ambalajlamaya kadar pek çok aşamada yeni bir dönemin başlamasını sağladı. Et ve süt ürünlerinde yeni standartlar ile tüketicilerin ürün içeriğini daha kolay anlaması, ürünleri karşılaştırabilmesi ve kalite kriterlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Can Sağlık, içme sütlerine yönelik değişikliklerin yalnızca etiket yenilemesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Sağlık, düzenlemenin tüketici bilgilendirmesi ve piyasada ortak kuralların oluşturulması bakımından önem taşıdığını ifade etti.
Sütte içerik ve etiketleme kuralları yenilendi
Yeni uygulamayla içme sütlerinde yalnızca doğal aroma vericilerin kullanılmasına izin verilecek. Sağlık, bu değişikliğin daha önce kullanılan doğala özdeş veya yapay aroma vericilerin sağlık açısından riskli olduğu anlamına gelmediğini, esas olarak ürün standardı ile tüketiciye yapılan bilgilendirmenin yeniden düzenlendiğini söyledi.
Şeker içeren ürünlerde ilave şeker miktarının ambalajın ön yüzünde açıkça gösterilmesi de zorunlu hale geliyor. Böylece tüketiciler, kullanılan şekerin türü ve miktarı hakkında daha net bilgi edinerek tercih yapabilecek.
İçme sütleri bundan sonra tam yağlı, yağlı, yarım yağlı ve yağsız olmak üzere dört ana sınıfta sunulacak. Ara yağ oranlarına ilişkin sınıflandırmanın kaldırılmasıyla raflardaki kavram karmaşasının azaltılması ve farklı tanımlar üzerinden ortaya çıkabilecek haksız rekabetin önlenmesi hedefleniyor.
Sağlık, işletmelerin yeni kurallara uyum sağlamak için ürün reçetelerini, doğal aroma tedariklerini, analiz süreçlerini, ambalajlarını ve stok yönetimlerini gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Mevcut işletmelere uyum için 31 Mart 2027’ye kadar süre tanındı.
Dönerde yağ oranı ve raf ömrü sınırı
Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, et ürünlerine ilişkin düzenlemeleri değerlendirirken kıymanın tüketicinin gözü önünde çekilmesi uygulamasını desteklediklerini bildirdi. Yalçındağ, tavuk dönerde yağ oranının yüzde 15’e indirilmesini olumlu karşıladıklarını ancak bazı işletmelerin farklı yöntemlerle yüksek miktarda yağ kullanmaya devam edebildiğini söyledi.
Satış noktasındaki dönerin raf ömrü, pişirme işleminin başladığı andan itibaren en fazla 12 saat olacak. Yalçındağ, bu sürenin uzun olduğunu savundu. Düzenleme ayrıca et ürünlerine et, süt, yumurta ve yoğurt dışındaki protein veya azot kaynağı bileşenlerin eklenmesini yasaklıyor.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kezban Candoğan, nişasta, soya ve protein tozu gibi maddelerin et ürünlerinde su tutma, bağlama ve yapıyı düzenleme amacıyla kullanılabildiğini belirtti. Yeni sınırlamalarla üreticilerin reçetelerini ve üretim yöntemlerini yeniden ele alması gerekebileceğini ifade eden Candoğan, düzenlemenin et dışı bileşenlerin aşırı kullanımından doğan kalite sorunlarını ve mevzuata aykırı uygulamaları azaltabileceğini kaydetti.
Candoğan, çiğ dönerin pişirme başladıktan sonra 12 saatle sınırlandırılmasını gıda güvenliği açısından önemli bir kontrol olarak nitelendirdi. Ürünün merkez sıcaklığının en az 72 dereceye ulaşması yönündeki kriterin de önem taşıdığını vurgulayan Candoğan, et ve süt ürünlerinde yeni standartlar açısından asıl başarının kuralların sahada doğru uygulanmasına bağlı olduğunu söyledi.
Gıda uzmanına göre temel hedef, tüketiciye güvenli, doğru etiketlenmiş ve ürün tanımına uygun gıdaların sunulması olmalı. Düzenlemelerin etkisi, yalnızca mevzuatın kapsamıyla değil, üretim ve satış noktalarındaki uygulama kalitesiyle belirlenecek.




