Tom Barrack: Yeni Suriye Yönetimi, İsrail’e Karşı Savaşmamıştır
Tom Barrack, Suriye’nin İsrail’e karşı askeri eylemde bulunmadığını ve normalleşme sürecine girdiğini belirtti.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 etkinliği çerçevesinde TRT World kıdemli sunucusu Andrea Sanke ile gerçekleştirdiği bir programda önemli açıklamalarda bulundu. Barrack, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 7 Ekim tarihinden itibaren bölgedeki dinamiklerin köklü bir değişim yaşadığını ifade ettiğini belirtti. Netanyahu’nun, sınırları ve geçmiş anlaşmaları hiçe sayarak, yeni bir döneme girdiğini vurguladı.
Barrack, İsrail’in güneydeki Dürzi topluluğunu kendi akrabaları olarak gördüğünü ve bu bağlamda Süveyda’daki gelişmelerin ardından İsrail’in sınırı geçerek Dürzileri koruma çabalarına dikkat çekti. Suriye’nin bu çatışmaya girmeyerek akıllıca bir tutum sergilediğini ifade eden Barrack, bu durumun ihlalleri artırdığını belirtti.
Suriye’nin, Cumhurbaşkanı Beşar Esad liderliğindeki yönetimi altında, 8 Aralık’tan bu yana İsrail’e tek bir kurşun bile sıkmadığını söyleyen Barrack, Suriye’nin düşmanlık aramadığını ve normalleşme için açık olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, Suriye’nin geçmişteki sorunlarına rağmen bölgedeki en istikrarlı ülkelerden biri haline geldiğini ifade etti.
Barrack, askeri yöntemlerin kalıcı çözümler üretmediğini, aksine nefret döngüsünü beslediğini belirtti. İsrail’in geçmişten bu yana sürdürdüğü askeri stratejinin, bölgedeki genel eğilimlerle çeliştiğini ve savaşların çözüm getirmediğini dile getirdi. Lübnan örneği üzerinden, 1949’daki ateşkesin ardından yaşanan iç savaş ve Taif Anlaşması’nın kalıcı bir istikrar sağlamadığını vurguladı.
Türkiye’nin, yalnızca NATO’nun en büyük ikinci gücü değil, aynı zamanda bölgedeki en etkili aktörlerden biri olduğunu belirten Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etkili bir lider olarak tanımladı. Orta Doğu’daki güç dinamiklerinin belirleyici olduğunu ifade eden Barrack, zayıflık algısının ülkeleri dezavantajlı konumlara sürüklediğini dile getirdi.
Barrack, Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması üzerine yaptığı değerlendirmede, Çanakkale Boğazı’nın stratejik önemine de dikkat çekti. Bu bağlamda, deniz hukuku açısından her ihtimale karşı Çanakkale’nin alternatif bir yol sunduğunu belirtti. Barrack, bu farklı bakış açılarını birleştirmenin yolunun refahtan geçtiğini ve çıkarların uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.




