Serdaroğlu: Yasayı ihmal etmek, açıklama yapmak mümkün değil
Serdaroğlu, asgari ücretin yasada belirtilen düzeyde belirlenmesi gerektiğini vurguladı, açıklamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Yasaların açık hükümlerine atıfta bulunarak, “Yasayı ihmal ederek açıklama yapmak kabul edilemez,” dedi.
Serdaroğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un, “Asgari ücret dört kişilik bir ailenin geçim ücreti değildir. Asgari ücret, tam zamanlı çalışan bir kişinin yasal olarak alabileceği en düşük ücrettir” şeklindeki ifadelerini hayret ve üzüntüyle karşıladıklarını belirtti. Bu tür açıklamaların, emekçilerin yaşam mücadelesini görmezden gelen bir anlayışın yansıması olduğunu ve yürürlükteki Asgari Ücretler Yasası’nın hükümleriyle çeliştiğini ifade etti.
Serdaroğlu, kişisel görüşlerin herkes için geçerli olabileceğini ancak yasanın söz konusu olduğu durumlarda bu yorumların geçerli olmadığını belirtti. Hukuk devletinde yasaların belirleyici olduğunu vurguladı.
Asgari ücretin yalnızca çalışan bireylerin alabileceği en düşük ücret olarak değerlendirilmediğini söyleyen Serdaroğlu, Asgari Ücretler Yasası’nın tefsir bölümünde asgari ücretin belirlenmesine ilişkin esasların açıkça ifade edildiğini belirtti. Yasada, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş sağlık hizmetleri, eğitim, kültür, dinlenme ve eğlence gibi temel gereksinimlerini karşılayacak şekilde belirlenmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Bu nedenle, “asgari ücret dört kişilik ailenin geçim ücreti değildir” söylemi, yasayla çelişmektedir.
Serdaroğlu, İşverenler Sendikası temsilcisinin yürürlükteki yasayı göz ardı ederek yaptığı açıklamaların kabul edilemeyeceğini belirtti. “Yasayı bilmeden konuşmak ayrı bir sorun, bilerek kamuoyunu yanıltmaya çalışmak ise daha büyük bir sorumluluktur,” dedi.
Hiç kimsenin, kendi ekonomik beklentilerine göre yasayı yeniden yazma veya farklı yorumlama yetkisi bulunmadığını ifade eden Serdaroğlu, çalışanların anayasal ve yasal haklarının tartışmaya açılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı. Hayat pahalılığı altında ezilen çalışanların, kira, elektrik, gıda ve temel tüketim maddelerine yetişemediği bir ortamda asgari ücretin yalnızca “en düşük ücret” olarak tanımlanmasının, emeğin gerçekliğinden uzak bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Asgari ücretin bir maliyet hesabı değil, insan onuruna yaraşır bir yaşamın en temel güvencesi olduğunu kaydeden Serdaroğlu, emeğe saygı göstermeyen ve çalışanların yaşam koşullarını görmezden gelen açıklamaların toplum vicdanında karşılık bulamayacağını ifade etti.
Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun yarın toplanacağını hatırlatan Serdaroğlu, İşverenler Sendikası’nın hukuki dayanağı olmayan değerlendirmelerini değil, yürürlükteki Asgari Ücretler Yasası’nı esas almasını beklediklerini belirtti. Komisyonun görevinin, işverenlerin maliyet hesaplarını değil, yasanın emrettiği şekilde dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabileceği asgari yaşam standardını dikkate alarak karar vermek olduğunu ifade etti.
Hayat pahalılığının altında kalacak hiçbir asgari ücretin ne vicdanlarda ne de hukuk önünde kabul göreceğini belirten Serdaroğlu, çalışanların alın terini korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Hür-İş Federasyonu olarak emeğin, hukukun ve sosyal adaletin yanında durmaya ve çalışanların haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.




