Yeni Filo: İsrail’in Kâbusları Başlıyor

Yeni Filo, Gazze ablukasını kırmak için sivil bir müdahale gücü olarak Akdeniz’e açılıyor.

Yeni Şafak / Ersin Çelik

Yeni Filo: İsrail’in Kâbusları Başlıyor

İnsanlık, İsrail ve küresel sisteme karşı önemli bir güç elde etti: Sivil, kararlı ve cesur bir irade. Sumud Filosu, yeniden yola çıkmaya hazırlanıyor. Bu sefer yalnızca bir yardım konvoyu değil, küresel adaletsizliğe karşı “sivil müdahale gücü” olarak Akdeniz’e açılacak teknelerle yola çıkacak.

Sumud Filosu, bu süreçte daha da genişleyerek hem küresel ölçekte hem de Türkiye ayağında önemli katılımlar sağladı. En dikkat çekici gelişme ise Sumud ve Özgürlük filolarının tek çatı altında birleşmesi oldu. Bu büyük misyona, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce vicdanlı sağlık görevlisinin yer aldığı “Doctors to Gaza” (Gazze’ye Doktorlar) ekibi de dahil oldu. Artık tekneler, “Özgürlük ve Sumud Filosu” adıyla Akdeniz’e açılacak.

Türkiye ayağındaki çalışmalar, dün itibarıyla resmi olarak başladı. Planlamalara göre; Barselona, İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından 50’den fazla ülke delegasyonu, 150’den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve 100’ü aşkın gemi ile 12 Nisan’da harekete geçilecek. İlk durak yine İspanya olacak. Rakamlar zamanla değişebilir; tekne ve katılımcı sayıları artabilir, yeni limanlar açılabilir. Bunları hep birlikte göreceğiz.

Fatih’teki Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetimi kamuoyuna tanıtıldı. Bu önemli buluşmada, sürecin lojistik ve hukuki detayları paylaşıldı. Türkiye’nin hemen hemen tüm sivil toplum kuruluşları temsilcileri toplantıda yer aldı. İHH’dan Gazze’ye Destek Platformu’na, gençlik teşkilatlarından iş dünyası temsilcilerine kadar geniş bir katılım sağlandı. Gazze meselesi, ülkemizde geniş tabanlı bir sivil koalisyon oluşturdu.

Bir Sumud aktivisti ve bu süreci takip eden bir gazeteci olarak, salondaki kararlılığı notlarıma kaydettim. Komite üyeleri ve medya temsilcileriyle yaptığım görüşmelerde ortak duygu şu oldu: “Bu filo, İsrail’in kâbuslar çağını başlatacak bir güce dönüşüyor.”

Önümüzdeki günler, Türkiye’nin ve dünyanın gündemini Akdeniz’den Gazze’ye ulaşmak için dalgaları aşacak bu tekneler belirleyecek.

Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetimi adına basın açıklamasını, ilk filoda da yer alan Dilek Tekocak okudu. Tekocak, hukuki derinliği olan bir metin sundu: “Bu girişim, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı bir zeminde ortaya çıkmış yalnızca insani yardım değil, ablukanın hukuka aykırılığına karşı küresel ölçekte yükselen barışçıl bir sivil itirazdır.”

2010 yılında Mavi Marmara’nın başlattığı onurlu yürüyüşe selam çakan Dilek Tekocak’ın sözleri, filo katılımcıları ve destekçilerinin insani, vicdani konum bildirimiydi: “Bu küresel halk hareketinin yalnızca destekçisi değil, sahada, denizde ve tarihin bu kritik anında tekrar sorumluluk alan fiili bir parçasıyız.”

Özgürlük ve Sumud Filosu, yalnızca yardım malzemesi taşımakla kalmayacak. Sağlık çalışanları, eğitimciler, altyapı ekipleri, hukukçular ve savaş suçu araştırmacılarının da Gazze’ye ulaştırılması hedefleniyor. Katılımcılar arasında 1000’i aşkın doktor, hemşire ve sağlık çalışanı da bulunacak.

Bu durum, İsrail’in ‘Gazze Barış Kurulu’na rağmen bir türlü kaldıramadığı ablukayı sivillerin bu kez “kalıcı” olarak kaldıracağı anlamına geliyor. Gazze’ye bir koridor açılacak ve şehrin acil ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olunacak.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın konuşmasında da bu kararlılığın vurgusu vardı. Yıldırım, “Dünya ayağa kalkacak çünkü savaş bitmedi. Hala katlediyorlar ve katletmeye de devam ediyorlar. Meydanları hareketlendireceğiz. Akdeniz’i hareketlendireceğiz. Kara konvoyları yapacağız. İlk etapta Refah Sınır Kapısı’nı açacaklar Allah’ın izniyle. Hiç tereddüt etmeyin. Dünya ayağa kalktığı an bu olacak.” dedi.

Yeni filo, İsrail’i hiç olmadığı kadar köşeye sıkıştıracak ve üzerindeki baskıyı azaltmak için Refah Sınır Kapısı’ndan geçişleri serbest bırakacak. Bunu önümüzdeki günlerde göreceğimizi düşünüyorum. Filo denize açıldığında, Gazze için farklı gelişmeler yaşanacak.

Yeni filonun hazırlıkları sürerken, iki kritik aşama bulunuyor. Birincisi, teknelerin alımı için gereken fon. Onlarca, yüze yakın teknenin alınması hedefleniyor. Sivil toplum kuruluşları üzerlerine düşeni yapacaklarını taahhüt ettiler. Ancak hayır severlerin de bu insani misyona destek olması gerekiyor. Bireysel bağış yapmak isteyenler, Özgürlük ve Sumud Filosu’nun hesaplarından yapacağı bağış duyurularını takip edebilirler. Ancak bu süreç kolay olmayacak.

İkincisi, İtalya’da çok yakında gördüğüm gibi, bu kadar büyük ve çok katılımcılı bir organizasyonda sahayı koordine etmek oldukça zor. Bunun da bir maliyeti var, ancak iş yükü de ağır. Burada, saha tecrübesi yüksek sivil toplum kuruluşlarının devreye girmesi gerekiyor. Sivil direniş, şiddetsizlik ve kriz yönetimi gibi konular çok elzem. Ayrıca, Mavi Marmara dahil önceki filo katılımcılarından aktivizm ve eğitim gibi konularda destek almak da gerekli.

Ben de hem gazeteci hem de aktivist olarak üzerime düşeni yapacağım. Ayçin Kantoğlu, Dilek Tekocak, Yaşar Yavuz ve Semanur Sönmez Yaman ile Özgürlük ve Sumud Filosu’nun daha güçlü bir medya yapılanması için kolları sıvadık.

Akdeniz’den gelecek büyük haberi bekleyenler için yazmaya ve duyurmaya devam edeceğiz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu