Ağustos Sıcakları Ürtikeri Artırıyor: Uzmanlardan Uyarılar
Ağustos ayındaki aşırı sıcaklar, ürtiker hastalarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, belirtiler ve korunma yolları hakkında bilgi veriyor.
Ağustos ayının gelmesiyle birlikte sıcaklıkların artması, birçok insanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen cilt hastalıklarından biri olan ürtikerin görülme sıklığını artırıyor. Halk arasında kurdeşen olarak bilinen bu rahatsızlık, özellikle terleme ile birlikte şiddetli kaşıntı ve döküntülerle kendini gösteriyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ali Rıza Başaran, bu hastalığın nedenleri, risk faktörleri ve tedavi süreçleri hakkında önemli bilgiler sundu.
Dr. Başaran, ürtikerin genellikle kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntı ile seyrettiğini belirterek, “Alerjik bünyeye sahip bireylerde bu rahatsızlık daha yaygın görülmektedir. Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve buna bağlı aşırı terleme, ürtiker hastaları için ciddi bir risk oluşturur. Vücut ısısının yükselmesiyle birlikte noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntı ortaya çıkabilir,” dedi. Ürtikerin iki ana tipi olduğunu ifade eden Başaran, “Akut ürtikerde döküntüler genellikle 15-20 dakika içinde kaybolur. Ancak bu döküntüler bazen o kadar şiddetli kaşıntıya yol açar ki kişinin iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyebilir. 6 haftadan uzun süren vakalar ise kronik ürtiker olarak değerlendirilir,” şeklinde konuştu.
Yaz aylarında artan sıcaklık ve yoğun terlemenin, ürtiker şikayetlerini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Başaran, “Kolinerjik ürtiker adı verilen bu durumda, vücut ısısının yükselmesiyle birlikte küçük ve kaşıntılı döküntüler gelişebilir. Sıcak hava, yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler gibi faktörler bu tür reaksiyonları tetikleyebilir. Bu nedenle ürtiker hastalarının yaz aylarında serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunmaları, pamuklu giysiler tercih etmeleri ve yeterli miktarda su içmeleri önerilir. Aşırı sıcak havalarda dışarıda güneşten koruyan şapka ve hafif giysiler kullanılması, gerekli durumlarda ise doktor kontrolünde ilaç tedavisinin gözden geçirilmesi önemlidir,” dedi.
Ürtiker döküntülerinin vücudun her bölgesinde, saçlı deri dahil olmak üzere görülebileceğini belirten Dr. Başaran, “Ancak en tehlikeli durum, ağız içi ve solunum yollarının etkilenmesidir. Bu durumda hasta nefes alma güçlüğü yaşayabilir ve acil müdahaleye ihtiyaç duyar. Solunum sıkıntısı geliştiğinde özel ilaçlarla müdahale edilmelidir. Bu nedenle ağız içi, dudak çevresi ve ağız mukozasında şişlik ya da döküntü oluşursa, derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır,” uyarısında bulundu.
Dr. Başaran, ürtikerin tiroit hastalıkları, mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları ve kolajen doku hastalıkları gibi birçok sistemik hastalığın ilk belirtisi olabileceğini de vurguladı. Ayrıca stresin de ürtiker gelişiminde önemli bir etken olduğunu belirten Başaran, “Kızarıklık, kabarıklık ve kaşıntılı döküntüler fark eden kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Nedeni bilinmeyen ürtikerde psikolojik destek tedaviyi güçlendirebilir. Stres yönetimi, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir katkı sağlar,” dedi.




