Danıştay’dan albaylığa terfi kararı: İşlem hukuka uygun
Danıştay İDDK, adli süreç sonunda beraat eden subayın emsalleriyle aynı rütbeye getirilerek albaylığa terfi ettirilmemesini hukuka uygun buldu.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, hakkında yürütülen ceza soruşturması nedeniyle terfi süreci duran ve daha sonra beraat ile düşme kararları kesinleşen jandarma subayının emsalleriyle aynı seviyeye getirilerek albaylığa terfi ettirilmemesini hukuka uygun buldu. Kurul, Danıştay İkinci Dairesinin işlemi iptal eden kararını bozdu.
Uyuşmazlık, 2003 yılından itibaren yüzbaşı rütbesinde görev yapan bir subayın adli süreci nedeniyle yaşadığı rütbe kaybından kaynaklandı. Subay, 9 Temmuz-13 Ekim 2008 tarihleri arasında tutuklu kaldı. Tutukluluğunun sona ermesinin ardından 18 Mayıs 2009’a kadar görevini sürdürdü, aynı tarihte açığa alındı ve 21 Eylül 2010’da yeniden görevine döndü.
Adli yargılama sonucunda bazı suçlamalar yönünden verilen beraat kararı 21 Mayıs 2012’de, diğer suçlamalara ilişkin zamanaşımı nedeniyle düşme ve beraat kararları ise 29 Haziran 2018’de kesinleşti. Subay, 3 Temmuz 2018’de doğrudan albay rütbesine yükseltilmesi talebiyle başvurdu.
Jandarma Genel Komutanlığının 15 Ağustos 2018 tarihli işlemiyle subay, 29 Haziran 2018’den geçerli olmak üzere binbaşılığa terfi ettirildi. Binbaşılık nasıp tarihi de emsallerinin nasıp tarihi olan 30 Ağustos 2009’a çekildi. Ancak subay, adli süreç devam ederken emsallerinin 2009’da binbaşı, 2014’te yarbay ve 2017’de albay olduğunu belirterek emsal rütbesine yükseltilmesini istedi.
Başvurunun reddedilmesi üzerine açılan davada Danıştay İkinci Dairesi, 30 Nisan 2025 tarihli kararıyla hem işlemin hem de Subay Sicil Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerinin iptaline hükmetti. Daire, kesinleşen beraat ve düşme kararlarının ardından davacının emsalleriyle aynı rütbeye getirilmemesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı değerlendirmesini yaptı.
İçişleri Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı kararı temyiz etti. İdareler, mevzuata göre yargılama sürecinde yapılamayan terfilerin yalnızca bir üst rütbe için gerçekleştirilebileceğini, sonraki rütbeler bakımından ilgili terfi şartlarının ayrıca aranması gerektiğini savundu. Ayrıca her rütbenin farklı yetki ve sorumluluklar taşıdığı, subayın doğrudan albaylığa yükseltilmesinin terfi sisteminin işleyişiyle bağdaşmayacağı ileri sürüldü.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 15 Ocak 2026 tarihli ve oy çokluğuyla verilen kararında, jandarma personelinin nasıp ve terfi işlemlerinde 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Kurul, açığa alınan veya tutuklanan personel hakkında yargılama kesinleşene kadar terfi işlemlerinin yapılmayacağını, beraat ya da kamu davasının düşmesi kararlarının kesinleşmesinden sonra ise mevzuatta öngörülen şekilde bir üst rütbeye terfi uygulanabileceğini kaydetti.
Kararda, ilgili düzenlemelerin kanuna aykırı olmadığı ve terfi sürecinin durdurulmasıyla yeniden başlatılması arasında kanun koyucu tarafından bir denge kurulduğu ifade edildi. Buna göre, beraat eden personelin doğrudan emsalleriyle aynı rütbeye taşınması değil, yargılama nedeniyle durdurulan terfi işlemlerinin bir üst rütbeden itibaren yeniden başlatılması amaçlanıyor.
Kurul, davacının adli sürecinin 29 Haziran 2018’de sona ermesinin ardından binbaşılığa yükseltildiğini ve nasıp tarihinin emsalleriyle aynı tarihe çekildiğini belirtti. Subayın, gerekli şartları taşıması halinde önce yarbay, ardından albay rütbesine terfi edebileceğini vurgulayan Kurul, işlem tarihi itibarıyla albaylığa terfi ettirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı.
Bu gerekçelerle davalı idarelerin temyiz istemlerini kabul eden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay İkinci Dairesinin iptal kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili Daireye gönderdi. Karar kesin nitelikte verildi. Dosyada yer alan karşı oyda ise İkinci Dairenin kararının usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz istemlerinin reddedilmesi gerektiği belirtildi.



