Peygamberimiz Hac İçin Yola Çıkacağını Duyurdu

Peygamberimiz Hz. Muhammed, Medine’de Hac yapacağını duyurarak Müslümanları yola çıkmaya davet etti.

-Allah’ın izniyle- Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), Medine’ye hicretinin onuncu yılı olan Vedâ Haccı döneminde, burada insanlara hac yapacağını bildirdi. Ardından, hac için yola çıkmaları yönünde emir verdi.

Hüdeybiye Antlaşması ve Mekke’nin fethinden sonra İslam’a katılanların sayısı artmıştı. Müslümanlar, Peygamberlerini görmek ve onunla hac yapmak için büyük bir özlem içindeydiler. Hac emri verilince, hemen yola koyuldular.

Ancak Medine’deki bir salgın hastalık, bazı müminlerin Hz. Muhammed ile birlikte hacca gitmelerini engelledi. Yine de, Peygamberimiz Medine’den ayrılırken, hac yapmak üzere gelenlerin sayısı gözle görülür bir şekilde artmıştı.

Peygamberimiz, hac yapma imkanı bulamayanları, Ramazan Umresi’ne yönlendirerek büyük sevaplar kazanabileceklerini hatırlattı.

-Salât ve selâm üzerine olsun; Allah onun ve bağlılarının şanını artırsın-

24 Zilka’de, Perşembe günü, saçlarını tarayıp yağladıktan sonra öğle namazını kıldırarak, Vedâ Haccı için Mekke’ye doğru yola çıktı.

Vedâ Haccı, Peygamberimizin Medine’ye hicretinden sonra gerçekleştirdiği ilk ve son hacdır. Hicretten önce, İbrahimî çizgide iki hac yapmıştı.

Peygamberimiz, yola çıktığı gün Zülhüleyfe’ye ulaştı. Zülhüleyfe, Medinelilerin ve Medine yönünden Mekke’ye gideceklerin hac için ihrama girecekleri yerdir.

O gün ikindi namazını Zülhüleyfe’de kıldırdı ve geceyi burada geçirdi. Cuma gecesi eşleriyle birlikteydi. Bu nedenle gusül abdesti aldı. Sabah namazını da Zülhüleyfe’de kıldırdı.

Eşi Hz. Âişe, onu hoş bir koku ile kokuladıktan sonra ihrama girdi. Saçlarını, dağınıklık ve hastalık riskini önlemek için özel bir maddeyle taradı.

Peygamberimiz, kurbanlık hayvanını da hazırladı ve onu korumak için boynuna işaret taktı. Zülhüleyfe’de, Allah’ın huzuruna çıkacak kadar büyük bir toplulukla birlikteydi. Onlara şöyle dedi:

Hac ve Umreye birlikte niyet eden, dilediği gibi yapsın. Sadece Hac yapmak isteyen, Hac için ihrama girsin. Önce Umre yapmak isteyen de Umre için ihramlansın.

Ertesi Cuma günü öğleden önce iki rekât ihram namazı kıldı ve Hacc-ı Kıran’a niyet ederek ihrama girdi. İhrama girmek, Allah’ın emriydi.

Zülhüleyfe Mescidi’nin yanında bindiği devesi hareket ettiğinde, telbiye getirmeye başladı:

“Lebbeyk Allâhümme Lebbeyk, Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnnelhamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk. La şerîke lek.”

“Buyur Allah’ım, buyur; Sen benim Rabbimsin, ben Senin kulunum. Senin yaratıcılığında hiçbir ortak yoktur. Buyur; Sana boyun eğiyorum. Tüm övgüler Sana aittir. Tüm nimetler Senindir. Varlıklar da Senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”

Peygamberimizin bu telbiye duasına, “Lebbeyke ilâhel-Hak” ifadesini de eklediği rivayet edilmiştir.

Peygamberimiz, hac veya umre için ihrama giren müminlerin telbiye getirmesini teşvik etti. Telbiye getirdikçe, etraflarındaki varlıkların da telbiye getirdiğini belirtti.

Yola çıktıktan sonra, telbiyeler ve tekbirler yükselmeye başladı. Cibril, sahabelere seslerini yükseltmeleri için tavsiyede bulundu. Peygamberimiz, haccın kabulüne vesile olacağı müjdesini vererek sahabelerin seslerini yükseltmelerini istedi. Sesler o kadar yükseldi ki, kısa bir süre sonra kısıldı. Hz. Âişe de bu kalabalıkta yer alıyordu.

-Salât ve Selam üzerine olsun- Peygamberimiz, ihrama girip Zülhüleyfe’den ayrıldıktan sonra, Cuma günü öğle namazını Beyda’da kıldırdı. Beyda, Zülhüleyfe’ye bitişik bir yerdi ve seferi oldukları için Cuma namazı kıldırmadı.

(DEVAM EDECEK)

ALİ RIZA DEMİRCAN

HOCAMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu