Doçentlikte 2 Yıl Dolmadan Görev Tazminatı Ödenir mi?
Doçent kadrosunda iki yılı tamamlamadan emekli olacakların görev tazminatı alıp alamayacağı, mevzuat ve hizmet süresi açısından değerlendiriliyor.
2000 yılında kamu görevine başlayan ve yaklaşık 26 yıllık hizmet süresi bulunan bir kamu görevlisi, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri kapsamında EYT’den emekli olmayı planlıyor. Üniversitede birinci derece kazanılmış hak aylığında doçent kadrosunda görev yapan kişi, doçent unvanını daha önce almış olsa da bu kadroya yaklaşık 1,5 yıl önce atandığını belirtiyor.
Emeklilik tarihine kadar doçent kadrosunda iki yılı tamamlaması mümkün görünmeyen görevli, makam tazminatından çok görev tazminatı hakkının doğup doğmayacağını soruyor. Kendisi, doçent kadrosunda altı aydan fazla süredir bulunduğunu ve toplam hizmetinin yaklaşık 26 yıl olduğunu ifade ediyor.
Mevzuattaki düzenleme ne söylüyor?
5434 sayılı Kanun’un mülga Ek 68. maddesine, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen hükümde; makam veya yüksek hâkimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan ya da bu görevlerde hiç görev yapmadan emekli olanlara, en az altı ay süreyle bulundukları en üst görev için belirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarına göre belirlenen görev tazminatından yüksek olanının ödeneceği belirtiliyor.
Bu düzenleme ilk bakışta, iki yıllık görev süresini tamamlamadan emekli olanların da belirli şartlarla görev tazminatından yararlanabileceği izlenimini doğuruyor. Ancak uygulamada öncelikle makam tazminatına hak kazanılması, ardından görev tazminatı için aranan diğer koşulların değerlendirilmesi gerekiyor.
Mevcut değerlendirmelere göre 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kapsamında, kazanılmış hak aylığı birinci derecede bulunan personele 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ödenmesi mümkün olabiliyor. Buna bağlı olarak görev tazminatı hakkının doğması için kazanılmış hak aylığı bakımından birinci derece şartının yanı sıra bu derecede iki yıllık sürenin tamamlanması gerektiği değerlendiriliyor.
Bu nedenle yalnızca doçent kadrosunda altı aydan fazla görev yapmış olmak, tek başına görev tazminatı alınması için yeterli görülmüyor. Doçent kadrosundaki 1,5 yıllık sürenin yanı sıra kişinin kazanılmış hak aylığı derecesi ve bu derecede geçirdiği süre de ayrıca dikkate alınıyor.
26 yıllık toplam hizmet süresi, emeklilik haklarının ve hizmet yılına bağlı unsurların belirlenmesinde önem taşısa da mevcut değerlendirmeye göre doçent kadrosunda iki yıl şartının yerine geçmiyor. Bu çerçevede, kazanılmış hak aylığı birinci derecede bulunan kişinin görev tazminatı hakkı bakımından iki yıllık süreyi tamamlaması gerektiği sonucuna varılıyor.
Dolayısıyla ilgili kişinin emeklilik öncesinde kazanılmış hak aylığı derecesini ve bu derecede geçirdiği süreyi kurumundan kesin olarak kontrol ettirmesi önem taşıyor. Mevcut koşullar değişmediği sürece, görev tazminatı açısından iki yıllık sürenin tamamlanmasından sonra emekliliğin değerlendirilmesi öneriliyor.
Ek 68. maddedeki altı aylık süreye ilişkin hükmün ise günümüzde doğrudan uygulanabilir bir alanının kalmadığı değerlendiriliyor. Bununla birlikte ileride yeni bir yasal düzenleme veya toplu sözleşme hükmüyle gösterge rakamları yeniden belirlenirse, makam tazminatı gerektiren görevlerde iki yılı doldurmadan emekli olan ve en az altı ay görev yapanlar bakımından, en üst görev veya hizmet yılı esasına göre daha yüksek görev tazminatının gündeme gelmesi mümkün olabilir.
Sonuç olarak, mevcut mevzuat ve uygulama çerçevesinde 1,5 yıllık doçent kadrosu hizmeti ile emeklilik halinde görev tazminatı alınıp alınamayacağı, yalnızca toplam hizmet süresine veya altı aylık görev süresine bakılarak kesinleştirilemiyor. Belirleyici hususlar, makam tazminatına hak kazanma koşulları ile kazanılmış hak aylığı derecesinde geçirilen süre olarak öne çıkıyor.



