İran Savaşı, Amerikan Geri Çekilmesiyle Sonuçlanabilir
İran’a karşı başlatılan savaş, muhtemelen Amerikan geri çekilmesiyle sonuçlanacak. ABD’nin stratejik hesaplamaları sorgulanıyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattığı askeri operasyonun, muhtemelen Amerikan geri çekilmesiyle sonuçlanacağı öngörülüyor. ABD, bu savaşı sürdürebilmek için kabul edilebilir mali, askeri ve siyasi bedeller ödemek zorunda kalacak.
Savaşın yeniden tırmanması, bölgedeki enerji altyapısının yok olmasına ve uzun vadede küresel bir felakete yol açabilir. İran, ABD’nin taşıyamayacağı bedelleri güvenilir bir şekilde dayatma kapasitesine sahip.
ABD-İsrail savaş planı, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Mossad Direktörü David Barnea tarafından Başkan Donald Trump’a sunulan bir stratejiye dayanıyordu. Bu plan, saldırgan bombardıman kampanyasıyla İran rejiminin komuta yapısını ve nükleer programını zayıflatmayı hedefliyordu. Ancak bu varsayım, İran’ın tarihsel ve coğrafi özellikleri göz önüne alındığında, gerçekçi görünmüyor.
Trump, İran’ın Venezuela’da yaşanan sürecin benzerini izleyeceğine inanmıştı. Ancak, İran’ın durumu Venezuela’dan oldukça farklı. İran rejimi, geçmişte ABD’nin desteklediği bir darbeyle devrildiğini hatırlıyor ve bu nedenle dış baskılara karşı direncini artırdı.
Bugün, Trump ve Netanyahu’nun kontrolü altında herhangi bir İran hükümeti bulunmuyor. Savaşın sona ermesi için bir İran teslimiyeti yok ve zafer sağlayacak bir askeri yol da görünmüyor. Tek seçenek, ABD’nin geri çekilmesidir; bu durumda Hürmüz Boğazı İran’ın kontrolünde kalacak.
Amerikan liderlerinin İran’ı yanlış değerlendirdiği ve teknolojik gelişimini küçümsediği ortaya çıkıyor. İran, 5.000 yıllık tarihi ve güçlü bir kültürel mirası olan bir medeniyet. Ayrıca, gelişmiş balistik füzeler ve yerli drone endüstrisi ile kendi savunma sanayisini oluşturdu.
ABD’nin askeri teknolojiye yönelik hesaplamaları da yanılgılarla dolu. İran’ın balistik füzeleri, Amerikan önleme sistemlerine kıyasla çok daha düşük maliyetlerle üretilebiliyor. Bu durum, ABD’nin İran’a karşı askeri müdahale maliyetlerini artırıyor.
ABD’nin politika üretim süreci irrasyonel hale gelmiş durumda. İran savaşı, resmi bir süreç olmadan, dar bir çevre tarafından kararlaştırıldı. Bu savaş, heves uğruna yürütülen bir savaş olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, savaş büyük ihtimalle, sahada ortaya çıkan yeni gerçekler dışında, savaş öncesindeki duruma benzer bir noktaya dönüşle sona erecek. İran, Hürmüz Boğazı üzerinde fiili kontrol sağlayacak ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ciddi şekilde azalacak.
ABD geri çekilirken, İran komşularıyla iş birliğine dayalı bir strateji izleyecek. İran, başarıyla sona erdirdiği bir savaşı yeniden başlatmak istemeyecek ve büyük güçler olan Rusya ve Çin tarafından dizginlenecektir. Trump, geri çekilmeyi büyük bir zafer olarak sunmaya çalışsa da, gerçekler farklı bir tablo çiziyor. İran, ABD’nin düşündüğünden çok daha karmaşık ve gelişmiş bir ülke.
Amerikan imparatorluğu, İran’a karşı savaşı kabul edilebilir mali, askeri ve siyasi bedellerle kazanamaz. Ancak ABD, uluslararası hukuk ve diplomasiye dönme zamanının geldiğini anlamalıdır.




