Spor Giyim Alımları Kamu Zararı Oluşturmaz mı?

Spor giyim malzemesi alımlarının kamu zararı oluşturup oluşturmadığına dair hukuki değerlendirmeler yapıldı.

Özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele yönelik olarak yapılan spor giyim malzemesi alımlarının, kamu zararına yol açıp açmadığı üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu harcamaların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi çerçevesinde kamu zararına sebep olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sayıştay Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu tarafından yürütülen özel yetenek sınavlarında, görevli personele spor giyim malzemesi alımının kamu zararına neden olduğu iddiasıyla bir tazmin hükmü verilmiştir. Ancak, benzer bir tazmin kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu neticesinde, Sayıştay Temyiz Kurulu, 5 Temmuz 2023 tarihli ve 55600 sayılı kararıyla, sınav başvuru ücretlerinin kamu kaynağı niteliği taşımadığını ve bu harcamaların kamu zararına yol açmadığını belirterek tazmin hükmünü bozmuş ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye göndermiştir.

Temyiz başvurularında, spor giyim malzemelerinin personele kişisel bir menfaat sağlamak amacıyla değil, yalnızca özel yetenek sınavlarının düzenli ve güvenli bir şekilde yürütülmesi için alındığı ifade edilmiştir. Ayrıca, bu harcamaların kamu hizmetinin etkinliğini artırmaya yönelik olduğu vurgulanmıştır. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nda böyle bir ödeme veya menfaatin öngörülmediği, ancak bunun harcamanın kamu yararına uygunluğunu ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir.

İlgili idare, özel yetenek sınavlarının güvenli ve düzenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla sınav görevlilerine tek tip spor giyim malzemesi temin edilmesinin gerekliliğini savunmuştur. Bu harcamaların, personelin şahsi menfaatine yönelik bir ödeme olmadığı, aksine kamu hizmetinin düzenli yürütülmesine hizmet eden bir ihtiyaç olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, yapılan alımların piyasa şartlarında aşırı bir bedel içermediği ve kamu kaynaklarında herhangi bir kayba yol açmadığı ifade edilmiştir.

Başvurucular, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi uyarınca kamu zararının oluşmadığını, çünkü personele sağlanan bireysel bir menfaat veya ücret ödemesi bulunmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nda özel yetenek sınavlarında görev alan personele ayni veya nakdi bir ödeme yapılacağına dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak bunun harcamanın kamu yararına yapılmasına engel teşkil etmediği savunulmuştur.

Başsavcılık mütalaasında, sınav gelirlerinin kamu kaynağı niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılmış; öğrencilerden alınan sınav başvuru ücretlerinin kamu bütçesine aktarılması halinde kamu kaynağı niteliği kazanacağı, ancak hukuki dayanağı bulunmayan tahsilatların doğrudan kamu zararı hesabına esas alınamayacağı belirtilmiştir. Sınav organizasyonunun bir kamu hizmeti olduğu, ancak bu hizmet kapsamında yapılan harcamaların hukuka uygunluk denetiminin ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kararda, Anayasa’nın 128’inci maddesi uyarınca kamu görevlilerine yapılacak her türlü mali ve özlük hakkın kanuni düzenlemeye dayanması gerektiği hatırlatılmış; 2914 sayılı Kanun’da özel yetenek sınavlarında görev alan personele spor giyim malzemesi verilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak bu durum, kamu zararı oluştuğu sonucuna ulaşılmasına neden olmamıştır; zira harcamanın personelin bireysel kazancına dönüşmediği, kamu hizmetinin icrası sırasında kullanılan organizasyonel bir araç niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 4’üncü ve 71’inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu zararının oluşabilmesi için kamu kaynağında azalma veya artışa engel olunması gerektiği, somut olayda ise sınav başvuru gelirleri üzerinden yapılan harcamanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, yapılan harcamaların ‘mevzuata aykırı ödeme’ veya ‘kişisel menfaat sağlama’ olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Kararda ayrıca önceki Temyiz Kurulu kararına atıf yapılarak, özel yetenek sınavlarına ilişkin alınan ücretlerin hukuki niteliği tartışılmış; bu gelirlerin kamu kaynağı olup olmadığı hususunda oluşan tereddütlerin, yapılan harcamanın kamu zararı sayılması için yeterli olmadığı vurgulanmıştır. İdari süreçte mevzuat boşluğu ve uygulama farklılıklarının bulunduğu, bu nedenle konunun normatif açıdan daha üst idari mercilerce değerlendirilmesi gerektiği de dolaylı olarak ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Sayıştay 8. Dairesi, 18 Haziran 2025 tarihli ve 58133 tutanak sayılı kararında; özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele sınav organizasyonunun gereği olarak alınan spor giyim malzemelerinin kamu zararı oluşturmadığına, bu nedenle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine ve temyiz taleplerinin kabulü ile dosyanın bozma kapsamında yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, kamu hizmetinin etkin ve düzenli yürütülmesine yönelik zorunlu ve ölçülü harcamaların, kişisel menfaat doğurmadığı sürece sadece kanuni düzenleme eksikliğine dayanarak kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda, kamu harcamalarının hukuka uygunluk denetiminde, şekli eksiklikten ziyade fiili kamu zararı unsurunun ve gerçek menfaat transferinin varlığının belirleyici olduğu vurgulanmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu