Muhsin Yazıcıoğlu Suikastında FETÖ İzleri Ortaya Çıktı

Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikastı ile ilgili FETÖ bağlantıları ve yeni gelişmeler ortaya çıktı.

Gazeteci Nedim Şener, Büyük Birlik Partisi’nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili yeniden başlatılan soruşturmadaki dikkat çekici FETÖ bağlantılarını ele aldı. Şener, köşesinde kaleme aldığı yazıda, suikast öncesinde FETÖ mahrem imamlarının gerçekleştirdiği toplantılara ve örgütün suikastın her aşamasındaki rolüne dikkat çekti.

Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da FETÖ’cü pilotlar tarafından düşürülen helikopterinin kazasıyla ilgili olarak, FETÖ’nün istihbaratçılarının sahte raporlar hazırlayarak arama kurtarma faaliyetlerini engellediğini ve bu süreçte FETÖ’cü emniyet mensuplarının da yanlış yönlendirmelerde bulunduğunu belirten Şener, FETÖ’nün yargıdaki etkisiyle suikastla ilgili soruşturmaların çarpıtıldığını ifade etti.

Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu’nun “Dört dörtlük FETÖ suikastı” ifadesine atıfta bulunan Şener, soruşturmanın Adalet Bakanı Akın Gürlek’in müdahalesiyle yeniden Ankara’ya döndüğünü belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Ömer Örücü’nün koordinesindeki soruşturmanın, altı yıl önceki olayların gerçeklerini gün yüzüne çıkardığını vurguladı.

Şener, FETÖ elebaşının Yazıcıoğlu’nun ortadan kaldırılması talimatını verdiğini, bu talimatın arkasında ise Yazıcıoğlu’nun örgütün yanında olmayı reddetmesinin yattığını aktardı. Adıyaman TEM Şube Müdürlüğü’nde ifadesi alınan bir tanık, bu durumu doğrulayarak, FETÖ’nün Yazıcıoğlu’nu ortadan kaldırma isteğini dile getirdi.

Helikopterin düşürüldüğü bölgedeki askeri uçak hareketliliğine de değinen Şener, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın tespitlerine göre, helikopterin düştüğü sırada iki F-16 ve bir F-4 savaş uçağının havada olduğunu, F-4’ün belirli bir süre radardan kaybolduğunu belirtti. F-4’ün radardan kaybolma sebepleri arasında radar kapatma ve alçak uçuş gibi durumların yer aldığını ifade etti.

FETÖ bağlantılı pilot Ali Armağan’ın, FETÖ’nün mahrem imamlarından Adil Öksüz ile sıkı bir irtibat içinde olduğunu ve bu durumun dosyada yer aldığını belirten Şener, ayrıca Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramalarda Armağan’ın eşinin parmak izlerinin bulunduğunu kaydetti.

Suikast öncesinde FETÖ’nün mahrem imamlarının yaptığı toplantılara da dikkat çeken Şener, Erol Sağlam adlı mahrem imamın, helikopterin düşmesinden dört gün önce Diyarbakır’a gidip, oradan Malatya’ya geçtiğini belirtti. Ayrıca, Malatya’daki mahrem imamlarla bağlantılı olarak yapılan gizli toplantıların suikastın planlamasında önemli bir rol oynamış olabileceğini ifade etti.

Soruşturma kapsamında 19 kişinin tutuklandığını ve operasyonların aşamalara bölündüğünü belirten Şener, Yazıcıoğlu’nun 1998 yılında MÜSİAD ödül töreninde kendisiyle yan yana geldiğini hatırlatarak, suikastın ardından yaşanan gelişmelerin kendisini derinden etkilediğini ifade etti. Ayrıca, helikopter kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmada FETÖ’nün suikast planına dair delillerin dosyaya girdiğini aktardı.

Son olarak, soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, helikopterin düşüşüne neden olan unsurların yalnızca teknik hata değil, aynı zamanda FETÖ bağlantılı organize bir eylem olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiği bildirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu