Mogadişu’daki İç Çatışmalar: Siyasi Gerilimler ve Etkileri
Mogadişu’da yaşanan iç çatışmalar, siyasi gerilimleri ve sivil kayıpları artırarak uluslararası tepkilere yol açtı.
Mogadişu’da 3 Haziran Çarşamba gecesi başlayan ve Perşembe sabahına kadar süren çatışmalar, Somali’nin başkentinde son yılların en ciddi siyasi ve güvenlik sorunlarından birini oluşturdu. Hükümet güçleri ile muhalefet liderlerine bağlı silahlı gruplar arasında meydana gelen bu çatışmalar, ülkenin Eş Şebab isyanıyla mücadele ettiği bir dönemde, daha geniş bir siyasi kriz endişesini de beraberinde getirdi.
Bölgedeki tanıklar, Howlwadaag ve Abdiaziz gibi ilçelerde yoğun silah sesleri, havan ateşi ve hasar gören evler ile yanan araçların görüntülerini aktardı. Birçok sivil, çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı ve bazıları güvenli bir yer aramak için sığınaklara yöneldi. Uluslararası kuruluşlar, sivil kayıplar ve altyapıya verilen zararlar konusunda duydukları endişeleri dile getirdi.
Çatışmaların tetikleyicisi, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un anayasal düzeni zayıflatmakla suçlandığı muhalefet liderlerinin düzenlemeyi planladığı hükümet karşıtı gösterilerin öncesine denk geldi. Muhalefet, bu yıl başında onaylanan anayasa değişikliklerinin, geniş bir siyasi uzlaşı olmadan Cumhurbaşkanının görev süresini uzattığını ve seçimleri ertelediğini iddia ediyor. Hükümet ise bu suçlamaları reddederek, attığı adımların anayasal olduğunu ve ülkenin siyasi geçiş sürecini istikrara kavuşturmayı amaçladığını belirtiyor.
Hükümet güvenlik güçleri ile muhalefet liderleri arasında yaşanan gerginlikler, çatışmaların doğrudan sebebi olarak öne çıkıyor. Eski Cumhurbaşkanı Şerif Şeyh Ahmed ve eski Başbakan Hasan Ali Hayri’nin de aralarında bulunduğu muhalefet liderleri, hükümet güçlerini konutlarını ve siyasi toplantılarını hedef almakla suçluyor. Hükümet yetkilileri ise güvenlik güçlerinin, başkentte kamu düzenini tehdit eden silahlı eylemlere karşılık verdiğini ifade ediyor.
Son yaşanan olaylar, federal hükümet ile siyasi muhalefet arasındaki gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mogadişu’daki muhalefet grupları, federal hükümetin anayasa reform sürecini eleştiren Puntland ve Cubaland liderleriyle işbirliklerini artırıyor. Siyasi analistler, bu durumun Hasan Şeyh Mahmud’un 2022’de göreve gelmesinden bu yana yaşanan en önemli meydan okumalardan biri olduğunu belirtiyor. Eleştirmenler, anayasa değişikliklerinin yeterli ulusal istişare olmadan yapıldığını savunurken, hükümet destekçileri bu reformların Somali’yi daha istikrarlı bir siyasi sisteme taşıyacağı görüşünde.
Perşembe günü itibarıyla resmi can kaybı rakamları henüz açıklanmadı, ancak tanıklar, sivil yaralanmalar, evlerin yıkılması ve yerinden edilme vakalarını bildirdi. Havan mermilerinin yerleşim alanlarına düştüğü ve sivillerin karşıt güçler arasında kaldığı yönünde bilgiler geliyor. Birleşmiş Milletler, şiddetin sivil kayıplara ve altyapı hasarına yol açtığını vurgulayarak, sivillerin korunması ve gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu.
Uluslararası tepkiler de gecikmedi. ABD’nin Mogadişu Büyükelçiliği, yaşanan şiddeti sert bir dille kınayarak, Somalili liderleri alınacak kararların ülkenin güvenliği ve geleceği üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı. İngiltere, şiddeti kınayarak itidal ve barışçıl diyalog çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, çatışmalardan duyduğu endişeyi dile getirerek, tüm taraflara itidal gösterme ve anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözme çağrısında bulundu. Afrika Birliği de, güvenlik gelişmelerinden derin endişe duyduğunu belirterek, çatışmaların derhal durdurulmasını talep etti.
Bu şiddet olayları, Somali’nin uluslararası imajı açısından kritik bir döneme denk geliyor. Son yıllarda Somali, devlet çöküşü ve çatışma dönemini geride bıraktığını göstermeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri ile muhalefet arasındaki çatışmalar, bu imaja zarar verme riski taşıyor. Yabancı ortaklar, Somali’nin siyasi kurumlarının istikrarını sorgulayabilirken, yatırımcılar da gelecekteki taahhütlerinde daha temkinli davranabilir. Çatışmalar, Eş Şebab’a karşı yürütülen mücadeleye dikkat ve kaynakları yönlendirebilir, bu da uluslararası ortakların siyasi anlaşmazlıkların terörle mücadele çabalarını zayıflatmaması gerektiği konusundaki uyarılarını artırıyor.
Önümüzdeki günler, Somali’nin siyasi geleceği açısından kritik bir öneme sahip. Arabuluculuk çabalarının bazı çatışmaları azalttığı bildirilse de, temel siyasi anlaşmazlıklar henüz çözülmedi. Analistler, federal hükümet, muhalefet liderleri ve bölgesel yönetimler arasında anlamlı bir diyalog kurulmadığı takdirde, Somali’nin ciddi güvenlik sonuçları doğurabilecek uzun süreli bir siyasi krizle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.




