Ali Demir, Arı Zehri Üretimi İçin Yeni Düzenlemeleri Açıkladı
Ali Demir, arı zehri üretimi için yeni mevzuat ve destek modellerini açıkladı. Türkiye, arı ürünlerinde dünya lideri olma yolunda ilerliyor.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, ülkenin bal dışı arı ürünlerinde dünya çapında liderlik hedefi doğrultusunda önemli bir yol haritası sundu. Demir, yeni mevzuat düzenlemeleri, arı zehri üretimi için yürütülen bürokratik süreçler ve ithal ürünlerin yarattığı sorunları giderecek izlenebilirlik sistemleri sayesinde Türk arıcısının katma değerli üretimde önemli bir konuma ulaşacağını ifade etti.
Dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi olan Türkiye, zengin bitki örtüsü ve yerli arı ırkı çeşitliliği ile arıcılıkta stratejik bir dönüşüm sürecine girmiş durumda. Pandemi sonrası dönemde fonksiyonel gıdalara olan ilginin artması, arı ürünlerini sadece bal ile sınırlı kalmaktan çıkararak propolis, arı sütü ve özellikle ‘sıvı altın’ olarak adlandırılan arı zehrini ön plana çıkardı. TAB Genel Başkanı Ali Demir, sektör paydaşlarının ve üreticilerin merakla beklediği mevzuat, sertifikasyon ve pazarlama modellerine dair kritik soruları yanıtlayarak, sektörün karşılaştığı engelleri aşacaklarını belirtti.
Ali Demir, Türkiye’nin katma değerli ürünlerde hak ettiği seviyeye ulaşabilmesi için teknik altyapı ve mevzuatın önemine vurgu yaptı. Türk Gıda Kodeksi (TGK) Arı Ürünleri Tebliği ile önemli bir adım atıldığını dile getiren Demir, “TAB olarak katkı sunduğumuz bu tebliğ ile polen, propolis, arı ekmeği ve arı sütü için kalite kriterleri belirlenmiştir. Bu, piyasada standardizasyonun sağlanması ve güvenilir ürünlerin tüketicilere ulaşması açısından kritik bir adımdır” dedi. Üreticilerin bilinçlendirilmesi ve mevzuat düzenlemelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin potansiyelinden daha etkin bir şekilde yararlanılacağını vurguladı.
Arı zehri üretimi için özel mevzuat hazırlıkları hakkında bilgi veren Demir, “Arı zehri gıda olarak tüketilmediği ve apiterapötik etkileri nedeniyle mevcut tebliğ kapsamında değerlendirilmemektedir. Ancak sahadan gelen yoğun talep üzerine arı zehri üretimine özgü ayrı bir mevzuat oluşturulması için Bakanlığımız ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu düzenleme, üretimde standardizasyon ve sertifikasyon süreçlerini sağlam bir temele oturtacaktır” dedi.
Ali Demir, arı yetiştiricilerinin teknik üretim süreçlerine katılımını teşvik edecek modeller üzerinde çalıştıklarını belirtti. 2023 yılında destek kapsamına alınan “Sözleşmeli Üretim Modeli”nin önemine dikkat çeken Demir, TAB olarak üreticileri firmalarla buluşturmaya başladıklarını ifade etti. “İlaç sanayii ile iş birliği ve alım garantisi içeren modeller, önümüzdeki dönemdeki en önemli çalışma konularından biridir. Arı zehrinin bilimsel sonuçları oldukça umut verici; biz de bu projelere saha desteği sağlayarak kurumsal bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Başkan Demir, kaynağı belirsiz ithal propolislerin “yerli” etiketiyle satılmasının hem üreticilere hem de tüketicilere zarar verdiğini belirterek, bu konuda kararlı bir strateji izleyeceklerini açıkladı. Öncelikli hedeflerinin izlenebilirlik sistemlerini güçlendirmek ve denetimleri artırmak olduğunu söyleyen Demir, “Yerli üretimin markalaşması bizim önceliğimizdir” dedi.
Sektörün uzun vadeli pazarlama sorunlarına devrim niteliğinde bir çözüm önerisi sunan Ali Demir, “Ulusal Arı Ürünleri Borsası” fikrini gündeme getirdi. Mevcut durumda böyle bir borsa bulunmamakla birlikte, kamu, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör iş birliğiyle kurulacak bir pazarlama ağının sektörü ileriye taşıyacağını ifade eden Demir, “TAB olarak üreticimizin ve tüketicimizin yararına olan her türlü modele açığız” diyerek sektör paydaşlarına iş birliği çağrısında bulundu.




