İstanbul’da İlk Çeyrekte 35 Binden Fazla Çocuğa Otizm Taraması
İstanbul’da yılın ilk üç ayında 35 binden fazla çocuğa otizm taraması yapıldı. Erken teşhis ve tedavi çalışmaları devam ediyor.
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yılın ilk üç ayında 35 binden fazla çocuğun otizm taramasından geçirildiğini açıkladı. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle, İstanbul’da otizmin erken tanısı ve tedavisi üzerine yürütülen çalışmaları aktaran Güner, İstanbul’un sağlık alanında dünya çapında önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin en iyi sağlık hizmetlerini sunduğunu belirten Güner, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Sağlıkta Dönüşüm Projesi sayesinde sağlık sisteminin büyük ilerleme kaydettiğini ifade etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun, “Biz hastalığın değil, sağlığın bakanlığıyız” sözünü hatırlatan Güner, sağlık koruma amacıyla bir dizi tarama programı uyguladıklarını, bunlar arasında otizm tarama programının en kritik olduğunu dile getirdi.
Otizm tarama programının önemine dikkat çeken Güner, “Tarama testinden riskli çıkan çocuklarımızı, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sistemle, ihtiyaç duydukları çocuk psikiyatrisi uzmanlarına yönlendiriyoruz. Otizm spektrumu bozukluğu tespit edilen çocuklar için rehabilitasyon raporları hazırlayıp okula yönlendirmelerini sağlıyoruz” dedi.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün otizm tarama programlarını kesintisiz sürdürdüğünü belirten Güner, 2018 yılından bu yana 900 binden fazla çocuğun tarandığını ve bu süreçte 45 binden fazla çocuğun riskli bulunduğunu kaydetti. Şu anda 3 binden fazla otizm spektrumu bozukluğu tanısı almış çocuğun rehabilitasyon sürecinin devam ettiğini ifade eden Güner, 2026 yılına kadar tarama programlarının devam edeceğini ve bu yılın ilk üç ayında 35 binden fazla çocuğun tarandığını belirtti. Riskli çocukların, randevu almalarına gerek kalmadan en yakın çocuk psikiyatrisi kliniklerinde takiplerinin yapıldığını vurguladı.
Otizmin erken teşhisinin önemine değinen Güner, özellikle 18-36 ay arasındaki çocuklarda erken tanı konulduğunda, bu çocukların rehabilitasyon süreciyle yaşıtları gibi hayatlarına devam edebileceğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’de uygulanan tarama programının dünya genelinde benzeri olmadığını da sözlerine ekledi.




