İran, ABD ile Görüşme Olasılığını Reddetti: Trump’ı Kızdıracak Açıklamalar
İran, ABD ile görüşme planı olmadığını duyurdu. Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı’nda dış müdahaleye gerek olmadığını vurguladı.
İran Devrim Muhafızları, Batı Azerbaycan eyaletinde bir ayrılıkçı grubun etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Devlet televizyonu IRIB’in bildirdiğine göre, Devrim Muhafızları’nın Hamza Seyyidüşşüheda Üssü’nden yapılan açıklamada, birliklerin Mahabad ve Piranshahr çevresindeki dağlık bölgede bu grupla çatıştığı belirtildi. Çatışmada grubun dört üyesinin öldürüldüğü ve çok sayıda silah ile ekipmanın ele geçirildiği ifade edildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı ile ilgili konularda dış müdahaleye gerek olmadığını vurgulayarak, bu tür girişimlerin durumu daha da karmaşık hale getireceğini söyledi. Tahran’daki basın toplantısında konuşan Bekayi, “Hiçbir müdahale iyi niyetli olmayacak ve yalnızca daha karmaşık durumlara yol açacaktır.” dedi.
Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizliği konusunun mutabakat zaptında yer aldığını ve bu konuda başkalarının bölgeye müdahale etmesine gerek olmadığını belirtti.
Bekayi, Lübnan’daki savaşa dair İran’ın tutumunu yineleyerek, ABD’nin tüm cephelerde savaşı sona erdirme taahhüdünün önemine dikkat çekti. “ABD taahhütlerine bağlı kalmalı ve gerektiğinde Siyonist rejimi yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamalıdır.” ifadelerini kullandı.
İran heyetinin önümüzdeki günlerde ABD’li yetkililerle hiçbir düzeyde görüşme planı olmadığını açıklayan Bekayi, “Doha’da yapılacak olan görüşmeler, muhtemelen, mutabakat zaptının maddelerinin Katar’lı taraflarla İran’ın kısıtlı varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir görüşmelerdir.” dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, İsrail’in ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirterek, devam eden ateşkes sürecinin kalıcı barışın temeli olması gerektiğini vurguladı.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid bin Muhammed el-Ensari, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in Katar’da İranlı temsilcilerle değil arabulucularla bir araya geleceğini açıkladı. Ensari, “ABD ile İran arasında üst düzey bir görüşme kararı yok.” dedi.
Dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran fonunun henüz Tahran’a aktarılmadığını belirten Ensari, “Bu meblağ insani yardım malzemelerinin satın alınması için ayrılan 2023 anlaşmasına tabidir.” şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve seyrüseferin yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Ensari, “Denizde seyir hürriyeti tüm Körfez ülkeleri için garanti altına alınmış bir haktır. Bunun kapatılması ya da tehdit edilmesi kabul edilemez.” dedi.
İran ve ABD heyetleri, Katar’ın başkenti Doha’ya gelmişti. İran, ABD ile doğrudan görüşmeler yürütmeyeceğini belirtmişti. İran heyetinin, Katar’daki dondurulmuş İran varlıklarıyla ilgili temaslarda bulunacağı kaydedilmişti.
Orta Doğu’da savaş sonrası dengeler yeniden şekillenirken, Körfez ülkeleri güvenlik stratejilerinde tarihi bir değişime hazırlanıyor. İngiliz The Telegraph gazetesine göre, bölge ülkeleri güvenliklerini yalnızca ABD’ye emanet etmek yerine Türkiye’nin ön plana çıktığı yeni ortaklarla çok kutuplu bir güvenlik mimarisi kurmayı hedefliyor.
The Telegraph’ın analizine göre, Körfez ülkeleri İran ile yaşanan savaşın ardından oluşacak yeni jeopolitik düzene hazırlanırken, Washington’dan bağımsız hareket edebilecek bölgesel bir güvenlik sistemi oluşturmanın yollarını arıyor. Gazete, özellikle Donald Trump döneminde yaşanan gelişmelerin ardından ABD’nin güvenilirliğinin sorgulanmaya başladığını, bunun da Körfez başkentlerini yeni güvenlik arayışlarına yönelttiğini belirtti.
Bu kapsamda son dönemde İran ile Umman, Umman ile Katar, İran ile Suudi Arabistan ve Katar ile Suudi Arabistan arasında yoğun diplomatik temaslar gerçekleştirildi. Görüşmelerde savaş sonrası oluşacak yeni bölgesel düzen ile İran’la birlikte yaşamanın kuralları masaya yatırıldı. Diplomatik trafik henüz başlangıç aşamasında ve önümüzdeki dönemde temasların daha da yoğunlaşması bekleniyor.
The Telegraph’a göre, Orta Doğu’da onlarca yıldır süren Amerikan güvenlik tekelinin sorgulanmaya başlaması, Türkiye’nin bölgedeki önemini artırdı. Gazete, mayıs ayında Kuveyt’in Türkiye ile insansız hava araçları ve hava savunma sistemlerini kapsayan yeni bir savunma tedarik çerçevesi oluşturduğunu hatırlattı.
Ayrıca Suudi Arabistan’ın Türkiye, Mısır ve Pakistan ile yeni bir “dörtlü güvenlik mekanizması” kapsamında temaslarını yoğunlaştırdığı aktarıldı. Analize göre Körfez ülkeleri, ABD’nin sağlayamadığı ya da yeterince hızlı sunamadığı askeri kapasite için alternatif ortaklara yönelirken, Türkiye bu yeni dönemin en dikkat çeken aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor.
The Telegraph, Körfez ülkelerinde ABD’ye duyulan güvenin özellikle Trump’ın 2018 yılında İran nükleer anlaşmasından çekilmesiyle zedelenmeye başladığını yazdı. Trump’ın ikinci döneminde İran ile yaşanan iki savaş ve NATO’dan çekilmeye yönelik açıklamalarının da Washington’ın güvenlik taahhütlerine ilişkin soru işaretlerini büyüttüğü ifade edildi.
Gazeteye göre, bölge ülkeleri artık ABD’nin tamamen çekilmesi ihtimaline değil, bölgede kalsa bile kendi çıkarlarıyla örtüşmeyen politikalar izleyebileceği senaryosuna göre hazırlık yapıyor. Körfez başkentleri ABD’nin bölgeden ayrılmasını istemese de, güvenliklerini yalnızca Amerikan garantilerine dayandırmak yerine Türkiye dahil farklı ortaklarla alternatif güvenlik seçenekleri oluşturmayı hedefliyor.
The Telegraph analizinde, Körfez ülkelerinin bundan sonraki süreçte ABD’nin güvenlik taahhütlerini yerine getirememesi ihtimaline karşı “B planı ve C planı” geliştireceğini belirtirken, Orta Doğu’nun yeni döneminde İran ile doğrudan diyalog ve çok kutuplu güvenlik anlayışının belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’de askerlik yapmayı dini gerekçelerle reddeden Ultra-Ortodoks (Haredi) topluluğun dini liderlerinden Haham Arye Yazdi, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i sert sözlerle eleştirerek, askere gitmeyi reddeden Ultra-Ortodoks öğrencilerle dayanışma gösteren bir protesto düzenlendi. Haredi topluluğuna askere gitmemeleri çağrısını yineleyen Haham Yazdi, ordunun amacının inancı ve Tevrat’ı ortadan kaldırmak olduğunu savundu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kum kentinde din adamlarıyla bir araya gelerek, ABD ile imzalanan mutabakat zaptı ve müzakere süreci hakkında bilgi verdi. Pezeşkiyan, ülkesinin tüm zorluklara rağmen “düşmanın” girişimlerini engellediğini ve mutabakat ile kazanımlar elde ettiğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Fransız mevkidaşı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve mutabakat zaptı ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Görüşmenin ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un açıklamalarını eleştirerek, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizliğinin yalnızca İran’ın sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
İran, diplomatik heyetinin Katar’ın başkenti Doha’da bulunacağını ancak bu ziyaretin ABD ile doğrudan görüşme amacı taşımadığını açıkladı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, heyetin rolünün Katar’lı arabulucularla birlikte çalışarak ABD’nin taahhütlerine uymasını sağlamak olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanları Jared Kushner ve Steve Witkoff’un Doha’da görüşmeler için bulunduğu öğrenildi. Beyaz Saray Sözcüsü, daha önce İran ile yapılan müzakerelere öncülük eden iki ismin Katar’daki temaslarda yer alacağını açıkladı.
Küresel gemi takip platformu MarineTraffic, Hürmuz Boğazı’ndaki gemi hareketliliğinin devam ettiğini bildirdi. Platform, boğazda ticari trafiğin sürdüğünü kaydetti. MarineTraffic verilerine göre, Hürmuz Boğazı’ndaki en yoğun gün 48 geçişle 26 Haziran Cuma günü kaydedildi.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkesinin ABD ile imzaladığı mutabakat zaptına bağlı kalacağını ancak bunun karşılıklı yükümlülükler içerdiğini belirtti. Pezeşkiyan, “Eğer ABD tarafı mutabakata sadık kalırsa, biz de yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz.” dedi.
Umman Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin ücretlendirilmesini desteklemediklerini ifade etti. Busaidi, boğazın güvenli ve herkese açık kalmasını istediklerini belirtti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Macron’un Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi için ortaklarıyla işbirliği yapacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Garibabadi, mayınların temizlenmesi için hiçbir ülkeye izin vermeyeceklerini vurguladı.
İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, bu hafta Katar’ı ziyaret edecek bir teknik heyetin mutabakat zaptının uygulanmasını ele alacağını bildirdi.




