Gannuşi’nin Kızı: Ölümü Kabulleniyoruz Ama Zillete Boyun Eğmeyeceğiz
Gannuşi’nin kızı, babasına verilen müebbet hapis cezası sonrası duygusal bir mektup kaleme aldı, zulme karşı direniş mesajı verdi.
Tunus Nahda Hareketi’nin lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid Gannuşi’nin kızı, babasına bir kez daha ömür boyu hapis cezası verilmesinin ardından içten bir mektup yazdı. Tasnim Gannuşi, bu durumu yıllardır süren bir zulmün acı bir hatırlatıcısı olarak nitelendirirken, “bir mahkûmun kızı” olmanın anlamını da ifade etti.
Mektubunda, babasının direnişine karşı hissettiği keder, öfke, gurur ve hayranlığı dile getiren Tasnim, onu baskı karşısında bir metanet sembolü olarak tanımladı. Gannuşi, mahkemenin verdiği kararın, Tunus tarihindeki dördüncü müebbet hapis cezası olduğunu vurguladı.
Tasnim, geçmişteki farklı rejimlerin muhalifleri susturma çabalarının, aslında derin bir korkunun yansıması olduğunu belirtti. Tunus’ta bir mahkeme, Nahda partisinin dahil olduğu “gizli örgüt” davasında Gannuşi ve diğer sanıklara 10 yıldan ömür boyu hapis cezasına kadar değişen cezalar verdi.
Tunus Asliye Mahkemesi, 2 Haziran’da Gannuşi’yi terörle ilgili suçlamalar nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Eski Başbakan Ali Laarayedh’in danışmanı da dahil olmak üzere 11 sanığa, ömür boyu hapis cezasının yanı sıra 96 yıla kadar hapis cezası verildi. Diğer 13 sanık ise 10 ila 48 yıl arasında değişen hapis cezaları aldı.
Mahkeme, Gannuşi ve diğer sanıkları “terörist ittifak kurmak” gibi suçlardan mahkum etti. Yetkililer, bu davayı 2013 yılında suikasta uğrayan muhalif politikacıların ailelerinin şikayeti üzerine açtı. Ennahda partisi ise bu iddiaları siyasi amaçlı olarak reddetti.
Tasnim Gannuşi, babasına verilen bu dördüncü müebbet hapis cezasını değerlendirirken, sadece cezanın değil, nefretin de kendisini üzdüğünü ifade etti. “Sanki amaç, sadece bir muhalifi hapsetmek değil, bir fikri cezalandırmak ve Tunus’un daha iyi bir geleceği hak ettiğine inanan herkese bir mesaj göndermek” dedi.
Tasnim, baskıcı rejimlerin güçlü görünse de aslında derin bir korku taşıdığını savundu. “Bu tür rejimler, yüzeysel olarak güçlü görünürler, ancak gerçekte korku içindedirler” şeklinde konuştu. Babasıyla ilgili daha önce açılan davaları hatırlatan Tasnim, son cezanın kendisine 1987’deki ilk müebbet hapis cezasını hatırlattığını söyledi.
Öfkesini dile getiren Tasnim, Tunus’ta adaletsizliğin normalleştiğini belirtti. “Çocukları özgürlük ve adalet hayalleri kuran bir ülke, bugün adaletsizliğe alışmaya zorlanıyor” dedi. Ancak, babasının hapiste bu durumu sakin bir şekilde karşıladığını düşündüğünü ifade etti.
Tasnim, babasının bu kararı bir güç göstergesi olarak değil, yetkililerin intikam ve baskıya daha da batmakta olduğunun bir kanıtı olarak göreceğini belirtti. Gannuşi’nin “kararlı kalacağız” sözlerini hatırlatarak, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Hakikat ve adalet nerede olursa, biz de orada olacağız. Ölümü kabul ediyoruz ama zillete boyun eğmeyiz.”
Babasının direncini öven Tasnim, onun dördüncü müebbet cezasını teslimiyetle değil, daha güçlü bir inançla karşıladığını yazdı. “Hapishane bir kişinin fiziksel özgürlüğünü elinden alabilir, ancak fikirlerini yok edemez” dedi.
Tasnim, babasının defalarca ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasına ve adaletsizliğe tanık olmaya kimsenin alışamayacağını vurguladı. Mektubunu, tutuklular ve aileleriyle dayanışma çağrısıyla sonlandırdı. “Ömür boyu hapis cezasına rağmen metanetini koruyan babama selam olsun. Ülkemin hapishanelerinde metanetini koruyan herkese selam olsun.”




