Küfre Sapmanın Cezası: Cehennem
Küfre sapmanın ve kutsal değerlere alay etmenin sonuçları cehennemdir. Ayetlerin derin anlamı ve insanın sorumluluğu üzerine bir değerlendirme.
Allah, inkâr eden ve O’nun ayetlerini, peygamberlerini alaya alanların cezasının cehennem olduğunu bildirmektedir. Bu durum, yeryüzündeki en büyük suç olarak kabul edilmektedir. Ayette geçen ‘keferû’ kelimesi, sadece inançsızlık değil, aynı zamanda gerçeği bilerek reddetme ve Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük anlamına gelmektedir. Bu, kişinin cehennemi hak etmesine yol açan bir durumdur.
Ayrıca, ‘huzuven’ kelimesi, dinin hafife alınmasının ve kutsal değerlere yapılan alayların, basit bir hata değil, derin bir zihniyet bozukluğu olduğunu ifade eder. Bu tür bir tutum, sadece bireyin inançsızlığıyla kalmaz, aynı zamanda başkalarının inançlarına ve kutsallarına karşı gösterdiği saygısızlıkla da ilgilidir. Bu nedenle, bu davranışların cezası ağırdır.
İnsan, yaptığı iyi işlerin ne kadar değerli olduğunu düşünse de, eğer temelinde vahyi alaya alan bir inkâr varsa, bu iyiliklerin ahirette hiçbir karşılığı olmayacaktır. Allah, kimseye haksızlık etmez ve cehennem, kişinin kendi seçimlerinin bir sonucudur. Ayetteki ‘zalike’ ifadesi, bu sonucun kişinin inkâr ve alay etme tercihlerinin bir sonucu olduğunu vurgular.
Bu ayet, dini değerleri hayatın merkezinden çıkararak eğlence veya alay konusu haline getirenlerin, kendi elleriyle hazırladıkları akıbeti gözler önüne sermektedir. Yaptıkları ameller nedeniyle en çok zarara uğrayanlar, Rablerinin ayetlerini inkâr edenlerdir. Bu nedenle, onların amelleri geçersiz kılınır ve ahirette kendilerine fayda sağlayacak bir sevapları kalmaz.
Kıyamet günü, bu kişilerin yaptıkları amellere hiçbir değer verilmeyecek ve onların amellerinin sevap açısından hiçbir ağırlığı olmayacaktır. İşte, bu kişilerin Allah’ı inkâr etmeleri ve O’nun ayetlerini alaya almaları nedeniyle varacakları yer cehennemdir. Ayet-i Kerime’de ‘Amelleri yönünden en çok zarara uğrayanlar’ ifadesi geçmektedir ve bu kişilerin bazı özellikleri belirtilmiştir. Bazı müfessirler, bu kişilerin papazlar ve ruhbanlar olduğunu belirtirken, bazıları ise Yahudi ve Hristiyanları kastettiklerini ifade etmiştir. Taberi, bu kişilerin iyi ameller işlediğini düşündüğü halde, yaptığı amelle Allah’ı gazaplandıran herkes olduğunu söylemiştir. Bu, papaz, haham veya halktan biri olmasının bir önemi yoktur.
Hz. Ali (r.a.) ise bu ayetin izahını soran Haricilere, ‘Bunlar sizlersiniz ey Hariciler.’ demiştir.




