Gadi Eisenkot, Netanyahu’yu Koltuğundan Edebilir Mi?

Eisenkot, Netanyahu’ya karşı yükselen bir güç olarak dikkat çekiyor. Seçimlerdeki durumu ve politikaları inceleniyor.

Gadi Eisenkot, 30 Haziran’da seçim kampanyasını başlattığı konuşmasıyla İsrail’deki siyasi atmosferi değiştirmeye başladı. Eski genelkurmay başkanı olan Eisenkot, tarihsel bağlamda İsrail topraklarında var olmuş iki Yahudi krallığına atıfta bulunarak, “Burada, İsrail topraklarında iki kez egemen bir Yahudi krallığı vardı. İkisi de varlığının 8’inci on yılında çöktü ve dağıldı. Bir kez daha kader belirleyici bir noktadayız” şeklinde ifadelerde bulundu. Bu sözler, İsraillilerin onun liderliğinde birleşmeleri gerektiği mesajını taşıyor.

Son günlerde yapılan anketler, Eisenkot’un Yashar Partisi’nin, Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi’ni geride bıraktığını gösteriyor. Seçmenlerin, daha önce öne çıkan Naftali Bennett gibi isimlerden uzaklaşıp Eisenkot’a yönelmesi, onun kampanyasının etkisini artırıyor.

Netanyahu’nun geçmişteki askeri eylemleri ve stratejileri, Eisenkot’un merkezci duruşuyla karşılaştırıldığında, birçok İsrailli için dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor. Ancak Eisenkot’un kampanyası, esasen Netanyahu’nun mevcut iktidarına karşı bir referandum niteliğinde. Filistinli analist Diana Buttu, “Bu seçim esasen Netanyahu’ya karşı bir referandum. Tüm partilerin ana hedefi onu devirmek” diyerek bu durumu özetliyor.

Eisenkot’un askeri geçmişi, onun siyasi platformunu şekillendiren önemli bir faktör. Ancak bu platform, büyük ölçüde Netanyahu’nun karşıtı olma üzerine inşa edilmiş durumda. Eisenkot, Herzliya Konferansı’nda yaptığı açıklamada, “Hedef Netanyahu’ya ve bu kötü koalisyona karşı kazanmaktır” ifadelerini kullanarak bu durumu netleştirdi.

Yorumcular, Eisenkot’un Netanyahu’dan ayıran belirgin bir özellik veya eylemin, onu anketlerde daha da yukarı taşıyacağını düşünüyor. Eisenkot’un sade ve doğrudan karakteri, Netanyahu’nun uzun süredir karşılaştığı en ciddi rakiplerden biri olarak öne çıkmasına neden olabilir. Buttu, Eisenkot’un yeni ve taze bir yüz olmasının, seçmenler üzerinde olumlu bir etki yaratacağını belirtiyor.

Eisenkot’un oğlu, Gazze’deki çatışmalar sırasında hayatını kaybetti. Bu durum, Eisenkot’un gözünde bir vatansever imajı oluşturdu. Öte yandan Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla boğuşurken, ailesinin yaşadığı zorluklardan bahsetti. Netanyahu’nun büyük oğlu, uzun süre Miami’de yaşarken, Eisenkot’un çocukları için Amerikan pasaportu almasına izin vermemesi dikkat çekiyor.

66 yaşındaki Eisenkot, Filistin topraklarında askeri geçmişinin izlerini taşıyor. Kuzeydeki Taberiye’de doğan Eisenkot, eğer seçilirse ilk Mizrahi başbakan olacak. Askerlik kariyerine 18 yaşında başlayan Eisenkot, İkinci İntifada sırasında Batı Şeria’da önemli görevler üstlendi ve burada askeri stratejiler geliştirdi.

Eisenkot’un güvenlik stratejileri, onun siyasi platformunun en belirgin kısmını oluşturuyor. Topyekün savaşlardan kaçınmayı savunan Eisenkot, ordunun daha rutin operasyonlar yürütmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak Netanyahu’nun bu yaklaşımından uzaklaşması, Eisenkot’un siyasetteki konumunu etkileyebilir.

Filistinlilere yönelik yaygın saldırılar ve yerleşim politikaları üzerine Eisenkot’un tutumu, onun güvenlik geçmişiyle çelişiyor. Analistler, Eisenkot’un Filistinlilerin varlığını stratejik bir mesele olarak gördüğünü, ancak bu durumun sonuçlarının ırkçı bir yaklaşım içerdiğini belirtiyor. Buttu, Eisenkot’un iktidara gelmesi durumunda, mevcut koalisyon yapısının ne yönde şekilleneceğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, Eisenkot’un Netanyahu’ya karşı yükselişi, İsrail siyasetinde önemli bir değişim yaratabilir. Ancak bu değişimin nasıl bir yön alacağı, koalisyon yapıları ve mevcut siyasi dengelere bağlı olarak şekillenecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu