Çin ve ABD anlaşması: Ticarette yeni dönem kararı
Çin ve ABD anlaşması kapsamında ticaret ateşkesinin Ocak 2027’ye kadar uzatılması kararlaştırıldı. Şi ve Trump yapay zekayı da görüştü.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 11 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde, Washington ile Pekin arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini şekillendirecek kararlar alındı. Şi, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından iki ülkenin yeni bir ticaret düzenlemesi konusunda uzlaştığını açıkladı.
Çin Dışişleri Bakanlığının aktardığına göre, iki liderin başkanlık ettiği heyetler arası toplantıda ekonomi ve ticaret alanındaki işbirliğinin sürdürülmesi ele alındı. Şi, tarafların yeni bir ortak düzenleme üzerinde anlaşmasının Çin ve ABD halkları, sanayileri ile küresel ekonomi açısından olumlu olduğunu belirtti.
Ekonomik işbirliğinin karşılıklı çaba gerektirdiğini vurgulayan Şi, Çin-ABD ticari ilişkilerindeki istikrarın, ortak çalışma alanlarının artırılmasına ve anlaşmazlık yaratan başlıkların azaltılmasına bağlı olduğunu söyledi.
Washington ile Pekin arasındaki ilişkiler, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde uygulamaya koyduğu tarife artışları ve teknoloji kısıtlamalarıyla daha da gerilmişti. Çin’in küresel tedarik zincirinde kritik öneme sahip nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü artırmaya yönelik adımları da anlaşmazlıkları derinleştiren gelişmeler arasında yer almıştı.
Trump ve Şi, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdikleri görüşmede bazı ihtilaflar konusunda geçici uzlaşmaya varmıştı. İki ülkenin ekonomi heyetleri, 10 Kasım’da sona ermesi beklenen bu uzlaşmanın geçerlilik süresini Ocak 2027’ye kadar uzatma konusunda da anlaşmaya vardı.
Yapay zeka gündemin önemli başlıklarından biri oldu
Görüşmelerde yapay zeka teknolojileri de kapsamlı biçimde ele alındı. Şi, Çin ve ABD’nin bu alanda rekabet ederken aynı zamanda işbirliği yapabileceğini ifade etti. Tarafların birbirlerine karşı savunmacı tutum yerine güçlü oldukları alanları öne çıkarması, riskler ve fırsatlar konusunda iletişimi sürdürmesi gerektiğini belirtti.
Çin lideri, yapay zekanın kötüye kullanımını önlemek için iki ülkenin birlikte çalışabileceğini söylerken, teknolojinin geliştirilmesinde insan denetiminin korunması ve insan merkezli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zeka güvenliği, zirvenin öne çıkan konuları arasında bulunuyor. İki ülkenin, teknolojinin yol açabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditler için erken uyarı mekanizmalarını kapsayan bir diyalog başlatması bekleniyor. Bununla birlikte Washington, öncelikle güvenlik risklerinin kontrol altına alınmasına odaklanırken Pekin, daha kapsamlı bir küresel yönetişim modeli oluşturulmasını savunuyor.
ABD merkezli yapay zeka şirketleri ise Çinli firmaları, “damıtma” yöntemiyle kendi modellerinden veri almakla suçluyor ve Washington yönetiminden bu uygulamayı önleyecek tedbirler talep ediyor.
Tayvan konusunda görüş ayrılığı sürüyor
Şi Cinping, Tayvan konusundaki Pekin yönetiminin tutumunu da yineledi. Tayvan meselesinin Çin’in ulusal birliği ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilgili olduğunu belirten Şi, ABD’den “Tayvan’ın bağımsızlığı” konusunda doğru bir tutum sergilemesini istedi. Çin lideri, bunun Çin-ABD stratejik işbirliği ile ikili ilişkilerin temelini korumak açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Çin, 1949’dan bu yana fiilen ayrı bir yönetim tarafından idare edilen Tayvan’ı kendi topraklarının parçası kabul ediyor. Pekin, “tek Çin” ilkesi doğrultusunda adanın diplomatik ilişkiler kurmasına ve Birleşmiş Milletler ile diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.
Çin yönetimi son yıllarda Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerini artırırken, adanın ana kara ile yeniden birleşmesi için güç kullanımını dışlamıyor. Tayvan ise savunma harcamalarını yükselterek ve ABD’den yeni silah sistemleri temin ederek askeri kapasitesini güçlendirmeye çalışıyor.
Bölgesel krizler de masaya yatırıldı
İki lider, Orta Doğu’daki gelişmelerin yanı sıra Ukrayna ve Kore Yarımadası’ndaki durum hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Şi, ABD ile İran’ın nükleer mesele dahil anlaşmazlıklarını diyalog ve müzakere yoluyla çözmesini, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmasını ve barış sürecine dönmesini istedi.
Çin’in tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesini savunduğunu belirten Şi, gerilimi düşürmek için yapıcı rol oynamaya devam edeceklerini kaydetti. Şi ayrıca tüm taraflara müzakere sürecini sürdürme çağrısında bulundu.
Orta Doğu’daki çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden yürütülen küresel enerji ticaretinde yol açtığı kesintiler, ekonomik etkileri bakımından önemini koruyor. Yemen’de İran destekli Husiler ile hükümet güçleri arasındaki çatışmaların Kızıldeniz çevresinde yoğunlaşması, enerji taşımacılığındaki risklerin Babu’l Mendeb Boğazı’na yayılabileceği değerlendirmelerine neden oluyor.
ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımları genişletmesi de Çin ile yürütülen görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Trump: İlişkilerimiz hiç bu kadar iyi olmamıştı
ABD Başkanı Donald Trump, Şi Cinping onuruna Beyaz Saray’da verilen akşam yemeğinde iki ülke ilişkilerine ilişkin olumlu mesajlar verdi. Trump, Çin ve ABD arasındaki ilişkilerin son dönemde iyileştiğini belirterek, “İlişkilerimiz hiç bu kadar iyi olmamıştı.” ifadesini kullandı.
İki ülkenin farklı siyasi sistemleri temsil ettiğini söyleyen Trump, buna rağmen halklar arasındaki bağların sürdüğünü dile getirdi. ABD Başkanı ayrıca Şi’ye, Amerikalı bir sanatçı tarafından hazırlanan ve Melania Trump ile kendisinin katkılarıyla tasarlanan bir sanat eserini hediye etti.
Şi ise Trump ile samimi ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini, çeşitli başlıklarda ortak anlayışa ulaştıklarını söyledi. Görüşmenin Çin-ABD ilişkilerine stratejik istikrar temelinde yeni bir yön verdiğini belirten Şi, bunun ikili ilişkiler için yeni bir yol haritası oluşturduğunu ifade etti.
İki liderin altı aydan kısa süre içinde karşılıklı resmi ziyaretler gerçekleştirmesini “tarihi” olarak nitelendiren Şi, Çin ve ABD’nin sorumlu büyük ülkeler gibi hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Şi, tarafların halklarının beklentilerini karşılaması ve büyük güçlerin bir arada yaşayabilmesi için yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi.




