Musa’nın Saraya Girişi ve İlahi Planın Derinliği

Musa’nın saraya girişi ve annesine dönüşü, ilahi planın bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bir dönem, Musa’nın kız kardeşi, Firavun’un sarayına giderek “Size, onu bakıp yetiştirecek birini buluvereyim mi?” diye sordu. Bu şekilde, annesinin sevinmesini ve üzülmemesini sağlamak amacıyla Musa’yı tekrar ona verdik. Musa, istemeden bir adam öldürmüştü ve biz onu bu kaygılardan kurtarmış, iyi bir sınavdan geçirmiştik. Medyen’e gidip orada uzun yıllar kaldıktan sonra, belirlenen zamanda geri döndü.

Musa’nın nehre bırakıldığı anı hatırlıyor musun? Annesi, arkasından kız kardeşini yollamıştı ve o, onu takip ediyordu. Firavun’un sarayına girdiğinde, başka kadınların sütünü ememiyordu; çünkü biz, başka kadınların sütünü ona haram kılmıştık. Böylece, onu annesine döndürmeyi amaçlıyorduk. Kız kardeşi, saraya girerek “Bu çocuğu emzirecek bir aile tanıyorum, onu size haber vereyim mi?” dedi. Böylece, annesinin üzülmemesi ve sevinmesi için bu adımı attık. Annesinin gözü aydın olsun diye, onu kendi sütüyle besleyip, Allah’ın kudretini Firavun’a ve tüm dünyaya göstermek istedik.

Firavun, zalimce tedbirler alsa da, Allah’ın iradesi her şeyin üzerindedir. Firavun, en güçlü ordulara ve askerlerine sahipken, kendisini yıkacak olan Musa, onun kucağında büyümektedir. Zalimlerin, kendi elleriyle yetiştirdikleri kişilerin, bir gün kendilerini yıkacaklarından şüpheleri olmamalıdır. Bu, Allah’ın yasasıdır ve hiçbir tedbir bunun önüne geçemez.

BASAİRUL KUR’AN

Râzî, Taha 40. ayet üzerine yaptığı tahlillerde, Hz. Musa’nın saraya alınmasının ve annesine geri verilmesinin bir tesadüf değil, Allah’ın ince planı olduğunu belirtir. Firavun, İsrailoğulları’nın çocuklarını öldürürken, Allah o çocuğu (Musa’yı) bizzat Firavun’un kucağında ve onun imkanlarıyla büyütmüştür. Râzî, burada Allah’ın düşmanını, yine düşmanının eliyle beslettiğine dikkat çeker.

Ayetin “Kız kardeşin gidip…” kısmında, Râzî, aile bağlarının ve beşeri vesilelerin önemine vurgu yapar. Musa’nın süt anneleri reddetmesi, Râzî’ye göre hem fiziksel bir mucize hem de manevi bir korumadır. Allah, haram ile helali birbirinden ayırmıştır. Kız kardeşin “Size ona bakacak birini bulayım mı?” demesi, şüphe çekmeden yapılan büyük bir diplomatik hamle olarak değerlendirilir.

Ayetin “Gözü aydın olsun ve üzülmesin diye” kısmı, annenin yalnızca çocuğuna kavuşmasını değil, aynı zamanda Allah’ın vaadine olan güveninin pekişmesini amaçlar. “Ey Musa, bir kader üzerine (buraya) geldin” ifadesi, Râzî’ye göre, bu durumun tesadüfen değil, tam vaktinde ve belirlenmiş bir olgunluk aşamasında gerçekleştiğini ifade eder. Musa’nın Medyen’de geçirdiği on yıl, onun sabrını ve nefis terbiyesini tamamladığı bir dönemdir. Artık Firavun’un karşısına çıkacak ruhsal olgunluğa ulaşmıştır.

TEFSİR İ KEBİR

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu