Suriye’de Yeni Dönem ve İslami Dayanışma Platformu’nun Rolü
İslami Dayanışma Platformu, Suriye’deki gelişmeleri yerinde gözlemleyerek kamuoyunu bilgilendirdi.
İslami Dayanışma Platformu heyeti, 1-6 Şubat 2026 tarihleri arasında Suriye’ye yaptığı ziyarette, bölgedeki mevcut durum ve tartışmalar hakkında önemli gözlemlerini kamuoyuyla paylaştı. Ziyaretin ana amacı, Suriye’deki devrim sonrası yönetim anlayışı ve izlenen politikalar hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapmaktı. Heyet, Suriye devriminin desteklenmesi gerektiğinin altını çizerken, ülkede bir geçiş sürecinin yaşandığını vurguladı.
Suriye, 2011 yılından bu yana devam eden iç savaşla birlikte büyük acılar ve direnişler yaşamış, 8 Aralık 2024 tarihinde mücahitlerin Şam’a girişiyle yeni bir döneme girmiştir. Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte, Ahmed eş-Şara başkanlığındaki yeni yönetim, ülkenin karşılaştığı sorunlarla başa çıkmak için kararlı adımlar atmaya başlamıştır. Yönetim, etnik ve mezhepsel ayrışmayı derinleştiren çabalara karşı Suriye’yi bir bütün olarak tutma çabasını sürdürmektedir.
Suriye, bugün bağımsız ve itibar sahibi bir ülke konumuna gelmiş, hem bölgesel hem de küresel güçler nezdinde güçlü bir irade sergilemektedir. Bu süreçte, Suriye halkı, İslami değerler doğrultusunda sürdürdüğü mücadele ile önemli bir dayanışma örneği sergilemiştir. Suriye halkının özgürlük mücadelesi, haktan yana olanlarla zalim rejimi meşrulaştırmaya çalışanlar arasında derin bir ayrım yaratmıştır.
İslami Dayanışma Platformu, Suriye’deki gelişmeleri yerinde gözlemlemek amacıyla 20 kişilik bir heyetle Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyarette, başkent Şam, Halep ve İdlib’de 19 farklı kuruluş temsilcisiyle bir araya gelmiştir. Görüşmeler neticesinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara yönetimine duyulan güvenin yüksek olduğu, yönetimin mevcut tehditlerle başarılı bir şekilde başa çıktığı ifade edilmiştir.
Devrim sürecinde yaşanan ayrışmaların zamanla çözüme kavuştuğu ve Suriyelilik kimliği etrafında birleşildiği gözlemlenmiştir. Yeni yönetim, rızaya dayalı bir yönetim anlayışını benimseyerek, halkın düşüncelerini ifade etmesine olanak tanımaktadır. Suriye halkı, İslami değerlere bağlı kalarak toplumsal bir dönüşüm süreci yaşamaktadır.
Heyet, Suriye’deki hukuk sisteminin dönüşümüne yönelik çalışmaların da gündeme geldiğini belirtmiş, bu sürecin yavaş ama istikrarlı bir şekilde devam ettiğini ifade etmiştir. Yönetim, toplumsal huzursuzluğa yol açabilecek aceleci adımlardan kaçınmakta ve tedrici bir değişim anlayışını benimsemektedir.
Yeni yönetim, çeşitli etnik ve mezhebi kimliklere sahip halkları dışlamadan, adalet ekseninde herkesi kucaklamaya çalışmaktadır. Suriye’nin kuzeydoğusundaki Cezire bölgesinde SDG/YPG yapılanmasına karşı yürütülen operasyonlar sırasında, Kürt halkının varlığına saygı gösterilmekte ve kısıtlamalar kaldırılmaktadır. Ayrıca, 17 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan bir kararname ile Kürtlerin Suriye’nin asli unsurları olarak tanınması, toplumsal çeşitliliğe katkı sağlamakta ve dış müdahalelere karşı bir duruş sergilemektedir.
Suriye’deki yeni yönetimin Arap Cumhuriyeti ibaresini muhafaza etme kararının, uluslararası akreditasyon sorunlarını önlemek amacıyla alındığı belirtilmiştir. Ancak, yönetimin Arapçılık ideolojisi ile mücadele ettiği ve evrensel İslami değerleri temsil ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca, muhacirlerin durumu hakkında yapılan spekülasyonların asılsız olduğu, yönetimin muhacirleri koruma taahhüdünde bulunduğu vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, Suriye devrimi, İslam Ümmeti içinde merkezi bir konuma sahip olma kararlılığını pekiştirmiştir. Suriye yönetimi, ülkeyi sıradan bir ulus devlet olarak değil, İslam Ümmeti ve mazlumlar için sorumluluk taşıyan bir yapı olarak algılamaktadır. Bu bağlamda, Suriye halkının Filistin hassasiyeti ve Siyonist işgale karşı duruşu nettir. Suriye yönetimi, uluslararası destek arayışını sürdürmekte ve işgal altındaki topraklarını kurtarmak için müzakerelere devam etmektedir.
İslami Dayanışma Platformu, Suriye devrimiyle dayanışmasını sürdürecek ve bu büyük zaferin kıymetini bilmek için çaba sarf edecektir. Suriye devriminin korunması ve İslam Ümmeti’ne bu zaferin önemini anlatmak için çalışmalara devam edilecektir.




