Venezuela: 21. Yüzyılın İlk Kurumsal Kolonisi
Venezuela, 21. yüzyılın ilk kurumsal kolonisi olarak öne çıkıyor. Otoriter modelin etkileri ve uluslararası ilişkiler üzerine bir değerlendirme.
Venezuela: 21. Yüzyıl Sömürgeciliği mi?
Nicolás Maduro’nun ABD destekli bir müdahale ile görevden alınması sonrası, Venezuela’da demokratik bir geçişin olup olmadığı konusunda belirsizlikler devam ediyor. Üzerine düşünülmesi gereken bir diğer husus ise, Venezuela’nın 21. yüzyılın ilk kurumsal kolonisi olarak ortaya çıkmasıdır. Bu durum, Trump yönetiminin Monroe Doktrini’ni yeniden yorumlamasıyla, küresel ölçekte yaygınlaşan uyarlanabilir otoriterlik ile birleşiyor.
Bu yeni otoriter model, ekonomik verimliliği artırmayı, muhalefete karşı sınırlı bir hoşgörü göstermeyi ve baskıcı bürokrasiyi azaltmayı hedefliyor. Ayrıca, demokratik geleneklerin bir parçası olarak kabul edilen ancak iktidara karşı gerçek bir muhalefet oluşturamayan bir muhalefet biçimini şekillendirmeyi amaçlıyor. Bu durum, Levitsky gibi yazarların tanımladığı mükemmel bir diktatörlük inşasına zemin hazırlıyor; çünkü mevcut rejim, demokratik geçiş için net bir yol haritası belirlemeden güç kazanıyor.
2021 ve 2022 yıllarında Maduro yönetimi, Biden yönetimiyle diyalog kanalları açtı ve bu ilişkiler zamanla normalleşti. Üç ay içinde diplomatik ilişkiler yeniden tesis edildi, yaptırımlar hafifletildi ve ABD’li yetkililerin Caracas’a ziyaretleri arttı. Hugo Chávez döneminde “Bolivarcı devrim”e hayran kalan solcu aktivistlerin ideolojik turizmi, günümüzde potansiyel yatırımcılar için düzenlenen turlar ile yer değiştirmiştir.
Başkan Trump, Venezuela’nın “erdemlerini” övmekten geri durmazken, ülkenin 51. eyalet olabileceği gibi iddialarda da bulunuyor. Diktatörlük, birkaç siyasi tutukluyu serbest bırakmak, af yasası çıkarmak ve hidrokarbon sektöründe devlet kontrolünü azaltmak gibi adımlar atarak, uluslararası baskıyı hafifletmeye çalışıyor. Bu değişiklikler, Delcy ve Jorge Rodríguez kardeşlerin liderliğindeki yeni bir otoriter projeyi yansıtıyor.
Rodríguez kardeşler, iç muhalefeti disipline etmek için dış güç tehdidini kullanmakta ve ekonominin kilit sektörlerinde değişiklikler yapmaktadır. Ancak baskı aygıtını korumaya devam ediyorlar. Savunma Bakanı olarak atanan General Gustavo González López, Maduro’nun devrilmesinden sonra CIA Direktörü ile gülümseyerek bir araya gelmiştir. Bu durum, rejimin içindeki güç dinamiklerini gözler önüne seriyor.
Rodríguez kardeşlerin muhalefet lideri María Corina Machado’nun ülkeye dönmemesi için koyduğu koşul, iç gerilimleri yatıştırma çabası olarak değerlendiriliyor. Venezuela’daki siyasi iktidar, dış güçlerin etkisi altında şekilleniyor ve bu durum ülkenin egemenliğini sorgulatıyor. Seçimlerin ve rejim değişikliklerinin egemenliği geri kazandırması kolay olmayacak.
Venezuela, 21. yüzyıl sosyalizminin ön saflarında yer almak isterken, aynı zamanda 21. yüzyıl sömürgeciliğinin bir örneği olma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Dış müdahale ile ortaya çıkan bu yeni otoriter model, siyasi özgürlükleri asgariye indirirken, ekonomik verimlilik arayışını sürdürmektedir. Sonuç olarak, Venezuela, 21. yüzyılın ilk kurumsal kolonisi olarak tanımlanıyor. Bu durum, ülkenin egemenliğinin kaybedildiği gerçeğini gözler önüne seriyor.




