Çin, İran ile ABD Arasındaki Dengeyi Nasıl Sağlıyor?
Çin, İran ile ABD arasında enerji güvenliği ve diplomasi dengesi kurmaya çalışıyor. Tahran ile ilişkileri koruma çabaları sürüyor.
Çin, İran ile süregelen çatışmayı sona erdirmek amacıyla diplomatik çabalarını hızlandırırken, önümüzdeki ay ABD Başkanı Donald Trump ile yapılacak zirve öncesinde dikkatli bir denge politikası izliyor. Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını Orta Doğu’dan sağlıyor ve bu nedenle hem enerji güvenliğini korumak hem de Washington ile ilişkilerini sağlam tutmak için temkinli bir diplomasi yürütüyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Trump ile Mayıs ayı ortasında gerçekleştireceği görüşmenin, Pekin’in Orta Doğu krizine yaklaşımını önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor. Trump, Çin’in İran’ı Pakistan’da düzenlenen barış görüşmelerine katılmaya ikna etmede önemli bir rol oynadığını ifade etti. China-Global South Project’in baş editörü Eric Olander, Trump’ın bu durumu sık sık dile getirmesinin, Pekin’i müzakere sürecinin bir parçası olarak gösterdiğini belirtti.
Pekin yönetimi, Trump ile yapılacak zirvede ticaret ve Tayvan gibi konuları gündeme getirmeyi hedefliyor. Kaynaklar, Çin’in Trump’a “kırmızı halı sererek” stratejik istikrarı koruma niyetinde olduğunu aktarıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı ise, bölgedeki barış ve kalkınmaya katkıda bulunma çabalarını sürdüreceğini açıkladı.
Trump’ın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin’e yapacağı ziyaret, son sekiz yılda bir ABD başkanının gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olacak. Analistler, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının Çin için bir tehdit oluşturduğunu, bu nedenle Pekin’in zirve öncesinde Washington’a yönelik sert eleştirilerden kaçındığını belirtiyor. Şi Cinping, barış planı önerisinde bulunarak, birlikte yaşama, ulusal egemenliğe saygı, uluslararası hukukun korunması ve güvenlik ile kalkınma arasında denge kurulması ilkelerini vurguladı.
Trump’ın İran’a yönelik sert uyarılarının ardından, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, yalnızca “derin endişe” duyduklarını ifade ederek taraflara gerilimi azaltma çağrısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ateşkes sağlamak için yaklaşık 30 telefon görüşmesi ve diplomatik temas gerçekleştirdi. Ayrıca, Çin’in Orta Doğu Özel Temsilcisi Zhai Jun, beş Körfez ve Arap başkentini kapsayan bir diplomasi turu düzenledi.
Uzmanlar, Çin’in İran üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini, zira Pekin’in Orta Doğu’da askeri bir varlığı bulunmadığını ifade ediyor. Brookings Enstitüsü’nden Patricia Kim, İran’ın Çin’i ateşkes için garantör olmaya davet ettiğini ancak Pekin’in bu rolü üstlenmeye istekli görünmediğini belirtti. Kim, “Çin, ABD’nin baskının büyük kısmını üstlenmesine izin vererek daha çok kenarda kalmayı tercih ediyor.” dedi.
Trump ile yapılacak zirvede, Çin’in ABD’den Boeing uçakları satın almayı değerlendirebileceği ve büyük ölçekli tarım ürünleri anlaşmalarının gündeme gelebileceği öngörülüyor. Ancak analistler, zirvenin yapay zeka yönetimi, piyasa erişimi veya sanayi kapasitesi gibi büyük konulardan ziyade daha sınırlı başlıklara odaklanacağını belirtiyor. Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Scott Kennedy, “Çin ile ABD arasında büyük kapsamlı bir anlaşmaya varılması ihtimali neredeyse yok.” değerlendirmesinde bulundu.




