Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu: Döviz Vergisi Önerisi Çok Boyutlu Bir Yaklaşım
Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, döviz vergisi önerisinin Türkiye ekonomisi için çok katmanlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti.
Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, Yeni Şafak gazetesinin döviz işlemlerinin vergilendirilmesine dair önerisinin yalnızca bir vergi düzenlemesi olarak ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Soylu, bu önerinin Türk lirasını güçlendirmek, dolarizasyonu azaltmak ve kur dalgalanmalarının enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamak amacı güden çok katmanlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Ayrıca, bu durumun faiz ve enflasyon oranlarının düşürülmesinde önemli bir rol oynayabileceğini belirtti.
TVNET’te Semra Karabaş’ın sunduğu Makroskop programında konuşan Soylu, Türkiye’nin son yıllarda izlediği sıkı para politikalarının ve hedeflenen dezenflasyon sürecinin beklenen sonuçları vermediğini, enflasyon oranlarının ancak sınırlı bir düşüş gösterdiğini belirtti. Faiz oranlarının yüksek kalması ve fiyatlama davranışlarının normalleşmemesi de dikkat çeken diğer unsurlar arasında yer aldı. Soylu, Merkez Bankası’nın döviz kurunu baskılamasının önemli bir faiz yükü oluşturduğunu dile getirdi.
Yeni Şafak’ın döviz vergisi önerisinin kamuoyunda yalnızca bir vergi düzenlemesi olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Soylu, bu yaklaşımın çok daha kapsamlı bir ekonomik perspektif içerdiğini savundu. Gazetenin önerisinin, dış ticaret yapan firmaların kur kazançlarından vergi ödemesi gerektiğini, ancak spekülatif kazanç sağlayan aktörlere yönelik bir müdahale yapılmadığını sorguladığını belirtti. Bu noktada, yalnızca vergi reformu değil, çok katmanlı bir ekonomik meseleye dikkat çekildiğini ifade etti.
Soylu, dış ticaret yapan milyonlarca firmanın kur kazançları üzerinden vergi ödediğini, aynı zamanda ücretli çalışanların gelirlerinden de önemli miktarda vergi kesildiğini hatırlatarak, dövizden elde edilen spekülatif kazançların da tartışılması gerektiğini vurguladı. Yeni Şafak’ın bu konuda önemli bir tartışma başlattığını belirten Soylu, katma değer üreten kesimlerin vergi öderken, emek harcamadan kazanç sağlayan aktörler için caydırıcı bir mekanizmanın olmamasının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Bireylerin dövize yönelmesinin temel nedeninin yüksek enflasyona karşı tasarruflarını koruma isteği olduğunu belirten Soylu, dövizin zamanla yatırım ve korunma aracı haline geldiğini, bu durumun dolarizasyonu artırdığını ifade etti. Yeni Şafak’ın önerisinin temel hedeflerinden birinin Türk lirasını yeniden cazip kılmak olduğunu söyledi. Ayrıca, önerinin TL cinsinden enflasyona duyarlı yeni finansal enstrümanların geliştirilmesini de içerdiğini belirtti.
2021 yılında yaşanan döviz dalgalanmalarını hatırlatan Soylu, bu tür hareketlerin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını, güven ve beklentilerin de önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Kur artışlarının enflasyona hızlı bir şekilde yansıdığını ve döviz piyasasında caydırıcı mekanizmaların oluşturulmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Yeni Şafak’ın önerilerini uluslararası örneklerle birlikte değerlendirdiğini belirten Soylu, vergi tartışmasının yalnızca yeni bir yük olarak görülmemesi gerektiğini, asıl amacın kur şoklarının önüne geçmek, dolarizasyonu azaltmak ve vatandaşın satın alma gücünü koruyacak politikaların geliştirilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti. Programda döviz işlemlerine yönelik düzenlemelerin kapsamlı bir şekilde ele alınmasının, enflasyonla mücadelede yeni araçların tartışılmasına zemin hazırlayacağını da sözlerine ekledi.




