ABD’nin Gazze Planı: İsrail Onayı Bekleniyor
ABD, Gazze’nin yeniden inşası için İsrail’den onay bekliyor. Hamas’ın silahsızlandırılması konusu gündemde.
İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılar devam ederken, Tel Aviv’in uzun süredir üzerinde durduğu “Hamas’ın silahsızlandırılması” meselesi, ABD’nin yeni teklifiyle farklı bir boyut kazandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Trump yönetimi, Gazze’nin yeniden inşası için İsrail’den talepte bulundu. ABD’nin, Hamas’ın silahsızlanmaması durumunda bile bu inşaat sürecine izin verilmesini istediği ifade ediliyor. Bu bağlamda, ABD’nin İsrail’den yazılı bir onay beklediği, ancak her iki taraftan henüz resmi bir açıklama gelmediği bildirildi.
Washington’un talepleri arasında, İsrail’in Gazze Şeridi’nde su, elektrik ve diğer temel hizmetlerin sağlanması için altyapı projelerine onay vermesi yer alıyor. Ayrıca, Hamas kontrolündeki bölgelerde yaşayanların 2026 yılına kadar “Barış Kurulu” sorumluluğundaki bölgelere taşınması planlanıyor. Bunun yanı sıra, bir teknokrat hükümetin kurulması ve İsrail’in bu hükümeti “Gazze’de egemen bir varlık” olarak tanıması talep ediliyor. Silahlarını teslim eden ve barışa bağlı kalma taahhüdünde bulunanlar için ise şartlı af çıkarılması bekleniyor.
İsrail’in Batı Şeria’da, Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi’nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi hedefleyen bir yerleşim planı hazırladığı iddia ediliyor. İsrail basını, bu planın “Yerleşim Çiftlikleri Birliği” ve “Habita (Vatan) Forumu” adlı gruplar tarafından oluşturulduğunu ve işgal altındaki bölgenin haritasını köklü bir şekilde değiştirmeyi amaçladığını aktarıyor. Bu stratejik noktaların, 28 Eylül 1995’te yürürlüğe giren Oslo Anlaşması’na göre, Filistin yönetiminin kontrolündeki A bölgesinde bulunduğu belirtiliyor.
Planın, İsrail hükümetine ve Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakın isimlere sunulduğu, 100 nokta arasında Filistin’in önemli şehirlerinin de yer aldığı ifade ediliyor. Oslo Anlaşması’na göre Batı Şeria, Filistin yönetimindeki “A Bölgesi”, Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki “B Bölgesi” ile tamamen İsrail kontrolündeki “C Bölgesi” olmak üzere üçe ayrılıyor. “C Bölgesi”, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor. Öte yandan, İsrail ordusu Batı Şeria’daki şehir ve kasabalara neredeyse her gün baskın düzenliyor. Ekim 2023’ten bu yana, İsrail saldırıları sonucunda Batı Şeria’da 1173’ten fazla Filistinli hayatını kaybederken, yaklaşık 23 bin kişi de tutuklandı.
İsrail ve Suriye arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik bir güvenlik anlaşmasının imzalanması beklenirken, İsrail’in ihlalleri tansiyonu yeniden artırdı. Geçtiğimiz hafta sonu, İsrail güçleri Suriye’nin güneyindeki Dera şehrine bağlı Abdin kasabasına operasyon düzenledi. Bölge halkı, İsrail askerlerine karşı barikatlar kurarak direniş gösterdi. Köylüler, askeri araçların girişini engellemek amacıyla yolları taşlarla kapattı ve bazı çocuklar İsrail askerlerine taş attı. Bunun üzerine İsrail askerleri ateş açtı. Çatışmalar sonucunda iki kişi yaşamını yitirirken, birçok köylü evlerini terk etmek zorunda kaldı. Suriye, Ürdün ve İsrail sınırlarının kesişim noktasında bulunan bu köy, sık sık İsrail askerleri tarafından baskınlara maruz kalıyor. İsrail güçlerinin köyde 20 saatten fazla kaldığı, ayrıldıktan sonra da dronlarla gözetleme faaliyetlerini sürdürdüğü öne sürüldü. Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in bu eylemlerinin “egemenlik ihlali” olduğunu duyurdu. İsrail, Aralık 2024’te Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Birleşmiş Milletler gözetimindeki tampon bölgenin kontrolünü ele geçirmişti. Şam yönetimi, bölgede çatışmadan kaçınmaya çalışırken, ABD’nin diyalog başlatma çabaları, İsrail’in sahadaki ihlalleri nedeniyle zor bir süreçten geçiyor.
Dün, Polonya’nın Varşova kentinden kalkan bir uçak, Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na doğru yol alırken yanlışlıkla ‘7500’ sinyali verdi. Bu durum, Türkiye, Polonya, Bulgaristan ve İsrail’i alarma geçirdi. Uçak, Tel Aviv’e inmesine izin verilmeden önce Bulgaristan’a geri dönme kararı aldı. Türk Hava Sahası’ndan geçerken, uçağa Türk savaş uçakları eşlik etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, LOT Havayolları’na ait yolcu uçağının Bulgaristan hava sahasında ‘7500’ (uçak kaçırılma) kodunu yayınladığını ve ardından Türk hava sahasına giriş yaptığını bildirdi. Mürettebat, herhangi bir olumsuz durum olmadığını belirtmesine rağmen, gerekli tüm güvenlik önlemleri alındı. Açıklamada, uçağın Türk hava sahasına girdiği andan itibaren Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait iki F-16 savaş uçağı tarafından yakından takip edildiği ifade edildi. Uçağın, Bulgaristan’ın Burgaz Havalimanı’na iniş izni almasının ardından, Türk hava sahasını kullanmasına izin verildiği ve F-16’ların uçağa Burgaz hava sahası çıkışına kadar eşlik etmeyi sürdürdüğü kaydedildi. Uçağın, Burgaz Havalimanı’na yerel saatle 17.12’de sorunsuz bir şekilde iniş yaptığı bildirildi. LOT Havayolları, olayın pilot tarafından yanlışlıkla ‘7500’ kodunun bildirilmesinden kaynaklandığını ve fiili bir uçak kaçırma vakasının yaşanmadığını duyurdu.




