Hürmüz Boğazı’nın açılması İran’ın 7 şartına bağlı
Tasnim, İran ile Umman arasındaki deniz geçişi mutabakatının Hürmüz Boğazı’nın tamamen açıldığı anlamına gelmediğini ve kararın ABD’ye bağlı olduğunu bildirdi.
İran merkezli Tasnim haber ajansı, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerine ilişkin varılan mutabakatın, stratejik su yolunun tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmediğini bildirdi. 21 Eylül 1405 tarihinde yayımlanan haberde, boğazın açılmasının ABD’nin İran tarafından iletilen yedi koşulu yerine getirmesine bağlı olduğu aktarıldı.
Müzakere ekibine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, söz konusu şartların aracı ülkeler üzerinden Washington’a iletildiğini söyledi. Kaynağa göre, İran’ın üst düzey makamlarınca onaylanan koşullar uygulanmadığı sürece Hürmüz Boğazı kapalı kalacak. Tasnim ise bu şartların içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Haberde, İran ve Umman’ın eylül ayının başında yürütülen teknik ve diplomatik görüşmelerin ardından geçiş güzergâhları konusunda anlaşmaya vardığı belirtildi. Körfez’e kıyısı bulunan ülkelerin dışişleri bakanlarının, yeni güzergâhlar ve deniz trafiğine ilişkin düzenlemeler hakkında bilgi almak üzere pazartesi günü Umman’da bir araya gelmesi bekleniyor. Toplantıya Irak’ın da katılacağı kaydedildi.
Tasnim’in aktardığı düzenlemeye göre, Basra Körfezi’ne giriş güzergâhı tamamen İran’ın karasuları içinde kalacak. Körfez’den çıkış hattının bir bölümü de İran’ın karasularından geçecek ve gemi trafiği İran tarafından belirlenen düzenlemeler çerçevesinde yürütülecek.
Kaynak, ABD’nin açılması için ısrar ettiği güney güzergâhının yeni düzenlemeler uygulamaya konulduktan sonra kapalı tutulacağını ifade etti. Hürmüz Boğazı’nın ileride açılması halinde bunun İran ile Umman arasındaki mutabakata dayanacağı, sürecin ise Washington’ın tutumuna ve Tahran’ın şartlarının yerine getirilmesine bağlı olduğu belirtildi.
Tasnim’in haberi, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin Hürmüz Boğazı’ndaki yeni geçiş düzenlemelerine ilişkin açıklamalarının ardından yayımlandı. Bekayi, bölgesel bir mutabakatın deniz yolunda güvenliğin tamamen ve kalıcı biçimde sağlandığı anlamına gelmeyebileceğini söylemişti.
İranlı sözcü ayrıca ABD ve İsrail’in askeri faaliyetleri, deniz ablukası ve ekonomik savaş politikalarını Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi’ndeki güvensizliğin devam etmesinin nedenleri arasında göstermişti. Bekayi, deniz taşımacılığında kalıcı güvenliğin sağlanması için bu uygulamaların sona ermesi gerektiğini savunmuştu.




