Maruf ilkesi Müslümanlar için tercih değil sorumluluk

Özgür-Der Muş’un seminerinde konuşan Rıdvan Kaya, maruf ilkesinin Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatındaki sorumluluklarına dikkat çekti.

Özgür-Der Muş Temsilciliği tarafından aylık seminerler kapsamında düzenlenen “Maruf Üzere Yaşamak” başlıklı programda konuşan Rıdvan Kaya, Müslümanların hem bireysel yaşamlarını hem de toplumsal ilişkilerini maruf ilkesi doğrultusunda kurmalarının bir tercih değil, sorumluluk olduğunu söyledi.

Maruf kavramının Kur’an’daki yerine değinen Kaya, bu anlayışın yalnızca toplum tarafından olumlu karşılanan davranışlarla sınırlanamayacağını ifade etti. Kaya’ya göre maruf; güzel ahlakı, sorumluluk bilincini, emanete bağlılığı ve bilinçli bir Müslüman duruşunu da kapsayan geniş bir çerçeveye sahip.

Müslümanların yaşam tarzlarını, alışkanlıklarını ve toplumla kurdukları ilişkileri bu anlayış temelinde şekillendirmeleri gerektiğini belirten Kaya, modern hayatın bireyselleşme ve bencilleşme eğilimleriyle insanı fıtratından uzaklaştırdığını dile getirdi. Marufun yaygınlaştırılmasının belirli zaman ve mekânlarla sınırlandırılamayacağını kaydeden Kaya, bunun ancak bütünlüklü, düzenli ve programlı bir çabayla mümkün olabileceğini söyledi.

Bencillik yalnızca dünya nimetlerine bağlılık değil

Kaya, bencilliğin sadece mal, mülk, lüks ve dünyevi arzulara düşkünlük şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Kişinin kendi düşüncesini, eğilimini veya tercihini başkalarına zorla kabul ettirmesinin de bencilliğin farklı bir görünümü olduğunu ifade etti.

Nefsin isteklerinin hayatın merkezine yerleştirilmesinin yanlış bir yönelim olduğunu söyleyen Kaya, Müslümanın temel ölçüsünün Allah’ın rızası olması gerektiğini vurguladı. Kendi görüşünü tek doğru kabul eden, başkalarını değerlendirirken katı davranıp kendisine karşı hoşgörülü yaklaşan tutumun önemli bir zaaf olduğunu kaydetti.

Bu tür eğilimlerden korunmanın yolunun güzel ahlak, adalet ve hakkaniyetten geçtiğini belirten Kaya, müminlerin her durumda adil davranması gerektiğini söyledi. Ona göre insan, kendi tutumunu sorgulamadan başkalarını yargılamaktan kaçınmalı; adalet ve hakkaniyeti hayatında temel bir ilke hâline getirmeli.

Kardeşlik bağı tebliğin etkisini güçlendiriyor

Modern yaşamın kibir ve bencilliği besleyen yönlerine dikkat çeken Kaya, bu etkilerden korunmanın yolları arasında salih insanlarla birlikte bulunmayı ve cemaat bilincini canlı tutmayı gösterdi. Müminler arasındaki samimi ilişkilerin ve kardeşlik hukukunun, tebliğin etkisi üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu ifade etti.

Konuşmasında yumuşak huyluluk, sabır, anlayış ve affediciliğin önemine de değinen Kaya, Hz. Peygamber’in hayatından örnekler aktardı. Resulullah’ın kendisine karşı ağır düşmanlık besleyen kişilere dahi merhamet ve yumuşaklıkla yaklaştığını belirten Kaya, Safvan bin Ümeyye ile İkrime bin Ebu Cehil’in affedilmesini bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Kötülüğe iyilikle karşılık vermenin insanların değişmesinde etkili olabileceğini söyledi.

Zulüm ve haksızlık karşısında taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaya, buna karşın insanları kazanma ihtimali bulunduğunda sabır ve merhametle hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Haram, şirk, zulüm ve küfür karşısında net bir tavır alınması gerektiğini ifade eden Kaya, günaha düşen veya yanlış bir yola yönelen kişilerin kazanılması için de elden gelen çabanın gösterilmesinin sorumluluk olduğunu kaydetti.

Haksızlık karşısında sessiz kalınmamalı

İyiliği emretmenin ve affedici olmanın müminlerin temel vasıfları arasında bulunduğunu belirten Kaya, kişinin haklı ve güçlü olduğu durumlarda dahi öfkesine teslim olmadan sabır ve merhametle davranması gerektiğini söyledi.

Zulüm ve haksızlık karşısında sessiz kalınamayacağını vurgulayan Kaya, Hz. Peygamber’in hayatının Müslümanlar için her yönüyle örnek teşkil ettiğini ifade etti. Yumuşaklık ve hoşgörü temelinde kurulan ilişkilerin Müslümanlar arasındaki birlik ve dayanışmayı güçlendireceğini belirten Kaya, konuşmasının sonunda Kur’an-ı Kerim’deki “Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir” ayetini hatırlattı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu