BM görüşmelerinde Erdoğan, Trump ve İran gündemi

BM görüşmeleri kapsamında Erdoğan’ın Filistin ve KKTC mesajları, ABD-İran temasları, Hürmüz Boğazı ve Türkiye-ABD ilişkileri değerlendirildi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşma, Filistin’e ilişkin mesajlarıyla öne çıktı. Rona Doğan Sural, Erdoğan’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır üst üste Genel Kurul’a katılamamasına dikkat çektiğini ve Türkiye’nin Filistin halkının sesi olmayı sürdüreceğini vurguladığını aktardı. Gazze’deki gelişmeler ile Filistin devletinin tanınması çağrısı da BM görüşmeleri sırasında öne çıkan konular arasında yer aldı.

Sural, Erdoğan’ın konuşmasında Birleşmiş Milletler sisteminin reforme edilmesi yönündeki çağrının da önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının daha adil ve temsil gücü yüksek bir karar alma mekanizmasına dönüştürülmesi gerektiğini savundu.

Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilişkin açıklamaları da değerlendirmede yer aldı. Cumhurbaşkanı, uluslararası topluma KKTC’yi tanıma ve Kıbrıs Türk tarafıyla siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurma çağrısı yaptı. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Programda ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikası ve Washington-Tahran hattındaki gelişmeler de ele alındı. Sural, Trump’ın sert açıklamalarına karşın diplomatik temas ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını, iki taraf arasındaki müzakere trafiğinin devam ettiğini söyledi.

ABD ve İran heyetleri, BM Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Haziran ayının ortasından bu yana yapılan ilk doğrudan temaslardan biri olarak değerlendirilen toplantıda, bölgesel krizlerin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın durumu da gündeme geldi.

Hürmüz Boğazı’nın deniz taşımacılığı ve enerji akışı bakımından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Sural, bölgedeki gelişmelerin uluslararası etkilerine işaret etti. Erdoğan da Genel Kurul konuşmasında boğazdaki seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde son dönemde diplomatik ve siyasi temasların yoğunlaştığını belirten Sural, iki ülke arasındaki iletişimin önceki dönemlere kıyasla daha ileri bir noktaya ulaştığını ifade etti. Bu yakınlaşmanın ekonomik ilişkilere ve ticari hedeflere de yansıyabileceği değerlendirmesinde bulundu.

BM görüşmeleri kapsamında ABD ile Çin arasındaki ticari gerilim de gündeme geldi. Sural, Washington ile Pekin arasındaki ticaret savaşının yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de etkilediğini belirtti. Ayrıca Trump ile Çin Devlet Başkanı arasındaki son gelişmelere değinerek, ABD liderinin Çin liderine yönelik dikkat çekici jestini değerlendirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu