Yemen ve Ensarullah: Filistinliler vefayı unutmuyor
Filistinli analist Vissam Ebu Şemale, Gazze savaşı boyunca Yemen ve Ensarullah’ın desteğini hatırlatarak Filistin halkının vefa tutumunu anlattı.
Filistinli siyasi analist ve yazar Vissam Ebu Şemale, el-Meyadin gazetesinde yayımlanan değerlendirmesinde Yemen’deki gelişmeleri Gazze’deki savaşın etkileri üzerinden ele aldı. Şemale, Filistinlilerin Yemen ve Ensarullah’a yönelik yaklaşımının, savaş boyunca verilen desteğin ve sergilenen tutumun doğal bir sonucu olduğunu ifade etti.
Analiste göre Filistin’in Arap ve İslam dünyasındaki gelişmelere ilişkin tutumu, farklı çevreler tarafından zaman zaman kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanılabiliyor. Ancak Filistinlilerin gerçek desteği, ağır bedeller ödemelerine rağmen dayanışmadan vazgeçmeyen aktörlere verdiğini belirten Şemale, bu kesimlerin bilinçli biçimde hedef alınmasını eleştirdi.
“Sadık kardeşler” vurgusu
Gazze’ye yönelik savaş sırasında Ensarullah’ın siyasi, toplumsal ve askeri düzeyde sergilediği tavrın Filistin direnişi ve halkı tarafından takdir edildiğini aktaran Şemale, Yemen hareketinin Kızıldeniz ve Babülmendep çevresindeki operasyonlarına dikkat çekti. İsrail hedeflerine yönelik füze saldırılarının ve deniz ulaşımını etkileyen adımların, Tel Aviv ve müttefikleri üzerinde baskı oluşturduğu, Gazze’ye ise somut destek sağladığı yönündeki değerlendirmelere yer verdi.
Filistinli askeri sözcü Ebu Ubeyde’nin Ensarullah mensuplarını “sadık kardeşler” şeklinde nitelendirdiğini hatırlatan yazar, bu ifadenin Yemenlilerin Filistin davasına verdiği desteğin Filistin tarafında nasıl karşılık bulduğunu gösterdiğini savundu. Şemale, ABD ve İsrail’in Yemen’e yönelik saldırılarla Ensarullah’ı Filistin’e desteğinden vazgeçirmeye çalıştığını, buna karşın Yemen halkının tutumunu sürdürdüğünü belirtti.
Yemen’de hükümetin, liderlerin ve altyapının hedef alındığı saldırılar karşısında Filistinlilerin Yemen halkıyla dayanışma gösterdiğini aktaran Şemale, farklı Filistinli grupların Ensarullah’ı İsrail’e karşı mücadelenin ortaklarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Savaş boyunca Yemen’de düzenlenen kitlesel gösterilerin de Filistinlilerin hafızasında önemli bir yer edindiğini kaydetti.
Filistinlilerin hayal kırıklığı
Şemale, Gazze’deki Filistinlilerin Arap ve İslam dünyasının geniş kesimleri tarafından yalnız bırakıldığı duygusunun ciddi bir öfke ve hayal kırıklığı yarattığını yazdı. Bu tepkinin yalnızca hükümetlere değil, umut bağlanan halk hareketlerine, İslami yapılara ve milliyetçi çevrelere de yöneldiğini belirten analist, Filistinlilerin zor günlerinde yanında duranlarla yalnızca açıklama yapanlar arasındaki farkı açık biçimde gördüğünü söyledi.
Bu nedenle Filistin halkından, kendisini destekleyenlere karşı mesafeli bir tutum almasının beklenemeyeceğini savunan Şemale, Yemen ve Ensarullah’a yönelik desteğin siyasi yönlendirmeden ziyade samimi ve kendiliğinden bir tavır olduğunu ileri sürdü. Gazze’de yaşanan yıkımın ardından Filistinlilerin, İsrail karşısında somut adım atmayan söylemlere duyduğu güvenin azaldığını; buna karşılık Yemen, Lübnan, İran, Irak ve İspanya’daki destekçilerle küresel ölçekte dayanışma gösteren kişi ve hareketlere daha fazla önem verdiğini ifade etti.
Mezhepçilik tartışması
Filistin halkının, İsrail’e karşı duran tüm aktörlere olumlu baktığını belirten Şemale, bazı siyasi ve entelektüel çevrelerin İsrail karşısında ortak tutum geliştirmek yerine mezhepsel ve bölgesel ayrışmaları derinleştirdiğini öne sürdü. Yazara göre bu çevreler, iç çatışmalar söz konusu olduğunda görünür hale gelirken İsrail’le mücadele gündeme geldiğinde ya sessiz kalıyor ya da direniş güçlerini itibarsızlaştırmaya yöneliyor.
Şemale, Filistinlilerin Yemen’e duyduğu güvenin nedenlerinden biri olarak İsrail’in Ensarullah’ın kapasitesindeki gelişmelerden duyduğu endişeyi de gösterdi. Babülmendep Boğazı’nın dar yapısının deniz trafiği açısından hassasiyet oluşturduğunu belirten analist, Yemen’in bu güzergâh üzerindeki etkisinin İsrail’in deniz ticareti ve güvenlik hesapları bakımından stratejik sonuçlar doğurabileceğini yazdı.
Değerlendirmede, İsrail’in ithalatının büyük bölümünü deniz yoluyla gerçekleştirdiği ve Kızıldeniz’deki olası tehditlerin bu nedenle Tel Aviv açısından önemli bir meydan okuma oluşturduğu belirtildi. İsrail’in deniz kuvvetlerinde ve komuta-kontrol sistemlerinde hazırlıkları artırdığı yönündeki açıklamalara da yer veren Şemale, ABD’nin Yemen’le doğrudan çatışmaya girme konusundaki isteksizliğinin bölgesel aktörlerin güvenlik taleplerini etkilediğini kaydetti.
Filistinli analist, yıllardır İsrail, destekçileri ve normalleşme yanlısı aktörlerle mücadele eden Filistin halkının Yemen’deki gelişmeleri kendi deneyimleri ışığında değerlendirdiğini söyledi. Şemale’ye göre Filistinlilerin Yemen ve Ensarullah’a yönelik tutumu hem kendilerine verilen desteğe duyulan vefadan hem de bölgesel çatışmanın taraflarını ve sonuçlarını yakından gözlemlemelerinden kaynaklanıyor.




