ASELSAN ile Türk Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönem
ASELSAN, Türk savunma sanayisini dönüştürecek adımları ve 2030 hedeflerini açıkladı.
ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, Türkiye’de İş Dünyası Dergisi’ne verdiği özel röportajda, Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını sona erdirecek kritik adımları detaylandırdı. Akyol, “aselsaneXt” vizyonuyla 2030 yılına yönelik hedeflerini belirterek, ASELSAN’ın 3 bin 600 tedarikçisiyle oluşturduğu geniş ekosistem sayesinde 992 ürünü millileştirdiğini ve Anadolu’nun dört bir yanındaki KOBİ’lerle birlikte küresel bir oyuncu haline geldiklerini ifade etti.
Türkiye’nin teknoloji alanındaki öncüsü ASELSAN, savunma sanayiinde ulaşılan %80’lik yerlilik oranını daha da yükseltmek için çalışmalarını hızlandırdı. Küresel tedarik zinciri krizleri ve savunma teknolojilerinin jeopolitik bir araç olarak kullanıldığı günümüzde, Akyol’un belirlediği yol haritası, “tam bağımsızlık” hedefini öne çıkarıyor. İleri teknoloji odaklı üretim planlamaları, dijitalleşme ve yeşil dönüşümle desteklenen bu yeni dönem, Türkiye’nin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamasını değil, dünya pazarlarında da belirleyici bir konuma ulaşmasını amaçlıyor.
Savunma sanayisindeki başarı, yalnızca ana yüklenicilerin değil, aynı zamanda büyük bir ekosistemin de katkısıyla mümkün oldu. Akyol, bu ekosistemin merkezine “güç birliği” kavramını yerleştiriyor. Bugün Türkiye genelinde 3 bin 600 tedarikçi ile iş birliği yapan ASELSAN, bu iş birliğinin sonucu olarak 992 kritik ürünü millileştirmeyi başardı. Daha önce yurt dışından döviz ödenerek temin edilen ve bazen ambargolarla engellenen bu ürünler artık “Türk Malı” damgasıyla üretiliyor. Akyol, savunma sanayiindeki yerlilik oranını artırmak için yerli tasarım, yarı iletkenler ve malzeme teknolojileri gibi stratejik alanlara odaklanmanın önemine dikkat çekti. Ayrıca, yapay zeka, ileri üretim ve siber güvenlik teknolojileriyle dışa bağımlılığın azaltılmasının gerekliliğini vurguladı.
ASELSAN’ın stratejisi yalnızca başkent Ankara ile sınırlı kalmıyor. Milli Teknoloji Hamlesi’nin Anadolu’ya yayılması amacıyla bölgenin sanayi kapasitesi sisteme entegre ediliyor. İSO ve SAHA İstanbul gibi kuruluşların bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini belirten Akyol, KOBİ’lerin savunma sanayisinin disiplinli dünyasına katılımlarını kolaylaştırdıklarını ifade etti. Bu bağlamda, Konya, Sivas, Malatya ve Gaziantep’te kurulan iştirakler, hem bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de üretim güvenliğini artırıyor. Bir Anadolu KOBİ’si, ASELSAN’ın kalite standartlarını sağladığında sadece yerli projelerde yer almakla kalmıyor, aynı zamanda dünya savunma devlerine parça tedarik edebilen bir “küresel oyuncu” kimliği kazanıyor.
Küresel pazarda rekabeti sürdürmenin yolunun dijitalleşme ve yeşil dönüşümden geçtiğini belirten CEO Akyol, ASELSAN’ın dijital dönüşüm projeleri hakkında da bilgi verdi. ASELSAN İvme projesi, tedarik süreçlerinin uçtan uca izlenmesini ve operasyonel verimliliğin artırılmasını sağlamak için yapay zeka destekli sistemlerin devreye alındığını duyurdu. Ayrıca, 2018 yılında başlatılan “Gücümüz Bir” dijital platformu sayesinde yerli üreticilerin süreçlere dahil edildiği belirtildi. Akyol, 2030 yılına kadar tüm tedarik ekosisteminin yeşil dönüşüm sürecini tamamlamasının hedeflendiğini ve bu bağlamda Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumun ihracat sürdürülebilirliği için kritik olduğunu vurguladı.
ASELSAN, karbon ayak izini azaltma hedefinin tüm tedarik zincirini kapsadığını belirterek, düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve çevre dostu malzeme kullanımı konularında da çalışmalarını sürdürüyor. Akyol, geliştirdikleri ürünlerin sadece performansıyla değil, çevre karnesiyle de dünya pazarında fark yaratmayı amaçladıklarını ifade etti. Ahmet Akyol’un çizdiği bu tablo, yalnızca bir şirket stratejisi değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık ilanı niteliğinde. ASELSAN, geliştirdiği malzeme teknolojileri ve yazılımlarla, otomotivden sağlığa, enerjiden tarıma kadar birçok sektöre katkı sağlıyor. Türkiye, kendi teknolojisini tasarlayan, kendi tedarikçisini büyüten ve bu gücü dünya ile paylaşan bir merkez haline geliyor.



